Reklam
Reklam

BİZİM BOĞA …… DİYECEĞİM AMA SUÇ OLABİLİR

BİZİM BOĞA ……  DİYECEĞİM AMA SUÇ OLABİLİR

Kamuda çalışmak, bir nevi hizmet üretmektir. Bir nevi değil, tam anlamıyla hizmet üretmektir. Gerçek anlamda hizmet sektörü olmasa da, hizmet üretmektir. Bir gün arayla yaşadığımız iki ayrı olayı anlatarak konuyu açıklığa kavuşturmak istiyorum.

Önceki gün, birkaç arkadaşımızla Belediye’ye ait İskenderpaşa Çay ocağında sohbet edip çay içmek istedik. Ne var ki garson arkadaşımızdan bir azar işitmediğimiz kaldı. Azarı da Öğretmenevinde yedik zaten.

İskenderpaşa’daki arkadaşımız, bu işi hiç sevmedi galiba. Belki de zoraki yapıyordur. Maaşlı olduğu için de bu kadar lakayt olabilir. Ama oraya gelenler hizmet almak için geliyor. Bir bardak çayı ağız tadıyla içemeyeceklerse, bu işten ne anladık?

Bir sonraki gün, yine bazı emekli arkadaşlarımızla Öğretmenevi’nde benzer bir durumla karşılaştık. Buradaki garson bizi azarladı da. Hem de birkaç kez. “Kardeşim söyleyeceğinizi bir seferde söylesenize” diyerek, uzun yıllarını devlete hizmetle geçirmiş, polis, öğretmen, benim gibi gazeteci insanları rencide ediyorlar. Orada fişle çay ve benzeri şeyler ısmarlanıyor. Bazen insanın yanında buralardan olmayan misafirleri olabiliyor. Onların yanında adeta “fiş yoksa, çay da meşrubat da yok” muamelesi görmek, gerçekten çok küçük düşürücü.

Neyse bunları hep beraber aşacağız.

Buradan yetkililere sesleniyoruz. Bu durum bize, Trabzon’a hiç yakışmıyor. Bir de bu şehirde öğrenciler 2. Sınıf muamelesi görüyor. Ey yetkililer, öğrenciler, bu kent için 2. Sınıf insan veya soyulacak insanlar değil, sizler için bulunmaz birer turizm elçisidir. Unutmayın!

Biz bir yandan onlara Trabzon’umuzu, bölgemizi sevdirmeye uğraşırken, sizin kadrolu, maaşlı elemanlarınız, şoförleriniz, onları kaybedecek davranışlar içinde olamaz, olmamalıdır.

Muhabbetle Efendim!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ