UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Safranbolu’da turizm işletmelerine yönelik gerçekleştirilen belediye denetimleri tartışma konusu oldu. Yangın güvenliğinden canlı müzik uygulamalarına, ruhsat işlemlerinden turizm işletme belgelerine kadar birçok başlıkta yaşanan sorunları gündeme taşıyan Bade Group Danışmanlık Kurucusu Seçilay Koymalı, yaptığı basın açıklamasında denetimlerin hukuki dayanaklarının, yetki sınırlarının ve uygulanan idari yaptırımların kamuoyuna açık biçimde izah edilmesi gerektiğini belirtti.
Koymalı, turizm işletmecilerinin denetim yapılmasına karşı olmadığının özellikle altını çizerken, temel beklentinin denetimlerin açık, eşit, ölçülü ve mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi olduğunu ifade etti.
YANGIN DENETİMLERİNDE “TARİHİ DOKU” TARTIŞMASI
Koymalı’nın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri yangın güvenliği denetimleri oldu.
İşletmecilerin aktardığı iddialara göre, yılbaşından itibaren gerçekleştirilen bazı denetimlerde, 1000 metrekarenin altında bulunan bazı alanlarda yangın dolabı yapılması istendi. İşletmeciler, söz konusu uygulamanın zorunluluğuna ilişkin belediyeye dilekçeyle başvurduklarını ve ilk aşamada zorunluluk bulunduğu yönünde cevap aldıklarını öne sürdü.
Açıklamada, daha sonra yapılan ikinci başvuru sonucunda ise 1000 metrekarenin altındaki alanlar açısından söz konusu zorunluluğun bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı belirtildi.
Koymalı, bu süreçte bazı işletmelerin harcama yapmak durumunda kaldığını ve tarihi yapılara sonradan gerçekleştirilen müdahalelerin özgün doku açısından da tartışılması gerektiğini belirterek şu soruyu gündeme taşıdı:
“Mevzuat gereği zorunlu olmayan bir uygulama nedeniyle işletmeler neden masrafa sokuldu ve tarihi yapılara neden sonradan müdahale edildi?”
CANLI MÜZİKTE YETKİ TARTIŞMASI
Basın açıklamasında canlı müzik faaliyetlerine ilişkin denetimler de gündeme getirildi.
Koymalı, işletmecilerin belediyeye yaptıkları bilgi edinme başvurularında, belediyenin canlı müzik faaliyetlerini denetleme ve bu konuda idari yaptırım uygulama yetkisinin bulunup bulunmadığını sorduklarını aktardı.
İşletmecilerin ellerinde bulunduğu belirtilen Karabük Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yazılı görüşünde ise ses ölçümüyle ilgili ekipler oluşturulması ve mevzuat kapsamında işlem tesis edilmesine ilişkin yetkinin ilgili Bakanlık teşkilatında bulunduğunun belirtildiği ifade edildi.
Koymalı, bu noktada “İlgili kurumlardan belediyeye bu konuda bir yetki devri yapılmış mıdır? Yapılmadıysa uygulanan idari yaptırımlar hangi hukuki yetkiye dayanmaktadır?” sorularının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“BELEDİYE MECLİSİ KARARI KANUNUN YERİNE GEÇEBİLİR Mİ?”
Açıklamanın dikkat çeken bir diğer bölümünde belediye meclisi kararlarının uygulanma biçimi gündeme taşındı.
Koymalı, işletmecilerin bazı belediye meclisi kararlarının kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiş yetki sınırlarını genişletip genişletemeyeceğinin açıklığa kavuşturulmasını beklediğini ifade etti.
Bu kapsamda “Belediye meclisi kararı hangi kanuni yetkiye dayanıyor ve bu karar işletmelere uygulanan yaptırımlar açısından nasıl bir hukuki dayanak oluşturuyor?” sorusunu yöneltti.
TURİZM İŞLETME BELGELİ TESİSLERDE “FAALİYET” TARTIŞMASI
Koymalı’nın gündeme taşıdığı bir başka konu ise Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen turizm işletme belgesine sahip tesislerin faaliyet alanları oldu.
Bazı işletmelerin belediyeden aldıkları işyeri açma ve çalışma ruhsatlarında faaliyet konusunun “pansiyon” olarak yer aldığı, ancak daha sonra Bakanlık tarafından verilen turizm işletme belgesi kapsamında faaliyetlerini sürdürdükleri belirtildi.
İşletmeciler, ana faaliyetlerinin yanında mevzuatın ve gerekli izinlerin olanak sağladığı yan hizmetleri sunabileceklerini savunurken; Koymalı, bu faaliyetlerin belediye tarafından hangi hukuki gerekçeyle “faaliyet konusu dışında” değerlendirildiğinin açıkça ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
“HAKKINI ARAYAN İŞLETMELER DAHA FAZLA DENETLENİYOR” İDDİASI
Basın açıklamasının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise resmi makamlara başvurarak haklarını arayan bazı işletmelerin daha sonra farklı gerekçelerle daha yoğun denetime maruz kaldıkları yönündeki iddia oldu.
Koymalı, bu iddianın henüz bağımsız bir makam tarafından kesinleşmiş bir tespit olmadığını özellikle belirtirken, işletmecilerin art arda gerçekleştirilen denetimler nedeniyle bu konuda ciddi soru işaretleri taşıdığını aktardı.
Denetimlerin yalnızca yapılıp yapılmadığının değil; objektif, eşit, ölçülü ve mevzuata uygun kriterlerle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin de önemli olduğunu vurguladı.
“MESELE DENETİM YAPILMASIN DEĞİL”
Safranbolu’nun tarihi ve kültürel mirasıyla Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Koymalı, işletmecilerin taleplerinin “denetim yapılmaması” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Koymalı; denetimlerin önceden belirlenmiş hukuki kurallara göre yapılması, yetkili kurumların açıkça ortaya konulması, aynı durumda bulunan işletmelere aynı uygulamanın gerçekleştirilmesi, tarihi yapıların korunması, işletmelerin gereksiz maliyetlerle karşı karşıya bırakılmaması ve vatandaşların bilgi edinme ile dilekçe haklarına açık ve gerekçeli cevap verilmesi gerektiğini ifade etti.
KOYMALI: “SORULARIN CEVABI KAMUOYUNA AÇIK ŞEKİLDE VERİLMELİ”
Açıklamasının sonunda tartışmanın yalnızca birkaç işletmenin yaşadığı sorunlardan ibaret olmadığını vurgulayan Seçilay Koymalı, konunun Safranbolu turizminin geleceğini de ilgilendirdiğini belirtti.
Koymalı; yangın denetimlerinden canlı müzik yetkisine, belediye meclisi kararlarından turizm işletme belgelerine kadar gündeme getirilen soruların ilgili kurumlar tarafından belgeleri ve hukuki dayanaklarıyla birlikte kamuoyuna açık şekilde cevaplandırılması gerektiğini ifade etti.
Safranbolu’nun tarihi dokusunun korunmasının yanı sıra turizm işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliğinin de gözetilmesi gerektiğini belirten Koymalı, kamu gücünün açık, eşit ve hukuka uygun biçimde kullanılmasının kentteki tüm tarafların ortak beklentisi olması gerektiğini kaydetti.

