Trabzon Meydanı, Aksa Tufanı’nın yıl dönümü vesilesiyle dünyadaki 60’tan fazla ülkeyle eş zamanlı düzenlenen büyük bir dayanışma ve protesto eylemine ev sahipliği yaptı. Of, Rize ve Bayburt’tan gelen Filistin dostlarının da katılımıyla gerçekleşen eylemde; emperyalizm, siyonizm ve bunlara göz yuman politikalar sert bir dille eleştirildi.
Aktivist, hukukçu, din görevlisi ve akademisyenlerin söz aldığı eylemde, Filistin direnişinin sadece bir ulusal mücadele değil, küresel bir adalet arayışı olduğunun altı çizildi.
“60 Ülkeyle Aynı Anda Meydanlardayız: Bu Sadece Gazze’nin Değil, İnsanlığın İmtihanıdır”
Eylemin sunuculuğunu üstlenen ve açılış ile kapanış konuşmalarını gerçekleştiren aktivist Alperen Gençosmanoğlu, Trabzon’dan yükselen sesin küresel direnişin bir parçası olduğunu vurguladı:
“Bugün burada sadece Filistin halkı için değil; bölgemizde emperyalizme ve siyonizme karşı direnen tüm halklarla dayanışmak için toplandık. Dünyanın en az 60 ülkesinde eş zamanlı olarak bu eylemler gerçekleştiriliyor. Sözde ateşkes ilan edildi denilerek halklar uyutulmaya çalışılıyor; ancak o günden bu yana binlerce masum insan katledildi, yüzbinlerce ton enkaz birikti.
Gazze’deki enkaz miktarı 61 milyon tona ulaştı. Bu, son 18 yılda dünya üzerinde gerçekleşen tüm savaşların enkazının 20 katıdır! İsrail bölgede 6 ülkeye birden savaş açmışken bizden sadece seyretmemiz isteniyor. Yemen gibi yoksul ülkeler bombardımanı göze alıp gemileri durdururken, bizim limanlarımızdan, boru hatlarımızdan sevkiyatların sürmesi kabul edilemez. Emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı susmayacağız, küresel intifadanın sesini Trabzon’dan büyüteceğiz.”
“Çifte Standart ve Hak İhlalleri: Soykırımcılar Alkışlanırken Filistin Dostları Baskı Altında”
Filistin eylemlerine yönelik hukuki engellemelere ve siyasi baskılara dikkat çeken Avukat Mehmet Ali Başaran, ülkedeki hak ihlallerini ve çifte standardı şu sözlerle dile getirdi:
“Aksa Tufanı, esarete karşı tarihin en onurlu özgürlük ve hak mücadelelerinden biridir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, emperyalist liderler ve soykırımın finansörleri el üstünde tutulurken; bu adaletsizliğe itiraz eden, anayasal protesto hakkını kullanmak isteyen vicdan sahibi insanlar baskı altına alınıyor.
Limanlarımızdan İsrail’e yakıt ve lojistik akışı devam ederken, buna ‘dur’ diyen aktivistler, gazeteciler ve hukukçular şafak baskınlarıyla, ters kelepçelerle gözaltına alınıyor. İfade özgürlüğü ve hukuk adeta entübe edilmiş durumda. Biz şiddete değil, hukuka ve adalete
çağrı yapıyoruz. Korku iklimine teslim olmayacak, bu hukuksuzluğa ve zulme asla rıza göstermeyeceğiz.”
“Gazze Bir Gündem Değil, Bitmeyen Bir Derdimiz Olmalıdır!”
Toplumsal duyarsızlaşmaya ve siyasi vaatlerin boşa çıkmasına tepki gösteren İmam-Hatip Salih Ulusal, konuşmasında acı gerçeklerle yüzleşilmesi gerektiğini ifade etti:
“Türkiye’de Gazze maalesef sadece haber bültenlerine düştüğünde hatırlanan bir ‘gündem’ maddesinden ibaret hale getirildi. Oysa Gazze bizim için dönemsel bir konu değil, kalbimizde taşıdığımız derin bir acı ve dava olmalıdır.
Geçen yıl ‘garantör olacağız’ diyen Müslüman ülkelerin söylemlerine rağmen Gazze’de binlerce katliam işlenmeye, komutanlar ve masum siviller şehit edilmeye devam etti. Bize ‘ateşkes var, yardım giriyor’ diyerek yalan söylediler. Boykotu ve tepkiyi sadece gündem elverdiğinde değil, hayatımızın merkezine koyarak sürdürmek zorundayız. Duyarsızlaşarak insanlığımızı ve vicdanımızı kaybetmemeliyiz.”
“Aksa Tufanı Onurumuzdur: İhlasla ve Kararlılıkla Direnişin Yanındayız”
Grup adına ortak basın açıklamasını okuyan Bayburt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Murat Abdioğlu, eylemin deklarasyonunu kamuoyuyla paylaştı:
“Bundan tam 3 yıl önce Gazze’de yakılan Aksa Tufanı ateşi, siyonizmin ve emperyalizmin kibrini yerle bir etmiş; Batı’nın ‘insan hakları’ maskesini düşürmüştür. Gazze direnişi sadece ulusal bir kurtuluş mücadelesi değil, küresel boyutta anti-siyonist ve anti-emperyalist bir uyanışın simgesidir.
Siyonist rejim ve küresel destekçileri 100 bine yakın insanı katlederek, şehirleri yok ederek bu meşaleyi söndüreceklerini sandılar. Ancak Lübnan’dan Yemen’e, Avrupa’daki üniversite kampüslerinden sokaklara kadar isyan dalgası büyümektedir. Gerçekten Filistin’in yanında olmak lafla veya samimiyetsiz kınamalarla olmaz; İsrail ile olan tüm ticari, askeri ve diplomatik ilişkilerin derhal ve tamamen kesilmesiyle olur. Şehitlerimizin izinde, intifada ruhuyla mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”
Trabzon Meydanı’nı dolduran kalabalık, atılan sloganlar ve duaların ardından olaysız bir şekilde dağıldı.


