TURİZM İÇİN ARTVİN’İN EVLERİNE HAYAT VERİYOR
Artvin’in Borçka ilçesinde; “Şiirli Konak” adıyla hayata geçirilen örnek proje yalnızca tarihi evleri değil, Karadeniz’in kültürel hafızasını da geleceğe taşımayı amaçlıyor. Yıkılmaya yüz tutmuş veya kaderine terk edilmiş ahşap evler ve serenderler, bulundukları yerden özenle sökülerek, aslına uygun biçimde restore ediliyor.
Konaklama amacıyla turizme kazandırılan bu köy evlerinde, söz konusu projeyi değerli kılan ise her evin, her odanın, Türk edebiyatında iz bırakmış şairlerin adını yaşatıyor olması.
Ahmed Arif, Atilla İlhan, Sebahattin Ali, Nazım Hikmet, Cemal Süreyya, Yusuf Hayaloğlu vs… gibi şair isimleri verilen odaları, genelde ailelerin yanı sıra kitap yazacak olan yazarlarda tercih ediyor. Doğal bir manzara eşliğinde 522 rakımdaki temiz bir havada yazın serin, kışın ise odalarında yanan odun ateşinde ısıtılarak hizmet veren Şiirli Konak, konaklayanların ve ziyaretçilerinin de oldukça memnuniyetlerini dile getiriyor.
Söz konusu odalar, isimlerini taşıyan şairlerin genelde sevdikleri renklerle tasarlanıyor. Böylece misafirler bir odada değil, bir kültür atmosferinde konaklamış oluyor. İşletme sahibi olan, emekli olana kadar genelde turizm bölgelerinde görev yapmış olan yörenin insanı Hikmet Akçelik; amaçlarının eski evleri kurtarmaktan çok daha fazlası olduğunu vurgularken, her yıkılan evle ve serender ile birlikte yalnızca ahşap bir bina değil, o evde yaşanmış hikayeler, gelenekler ve ahşap ustalığı da yok olduğunu, bu mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladığını, ifade ediyor.
İnsanlar sadece konaklamıyor, Karadeniz’in ve Artvin’in ve Gürcistan sınırındaki o nefis ekolojik sistemin ruhunu da hissediyor. Doğayla iç içe konumlanan tesis, bölgenin mimarisi ve kültürel zenginliği ile ülkemiz edebiyatını da bir araya getiriyor. Bu yönüyle hem sürdürülebilir turizme katkı sunuyor, hem de kültürel mirasın korunmasına örnek teşkil ediyor.
Karadeniz’in bazen sisle kaplı muhteşem doğasında yükselen bu tip evler, geçmişin izlerini yurt dışından gelen misafirlerle buluşturuyor; kültürel mirasın korunmasının yalnızca kurumların değil, bireysel girişimlerin de başarabileceği bir sorumluluk olduğunu kanıtlıyor. Çünkü bazen ahşap bir evi kurtarmak, bir bölgenin hafızasını da yaşatmak anlamına gelirken özellikle bu mevsimde her ağacın yapraklarının renk değiştirmeye başlaması, doğal ortamda bir renk cümbüşüne eşlik ediyor.
Şiirli Konak’ta kalıp orayı tanıyanlar: “Buranın sadece bir konaklama tesisi olmadığını, aynı zamanda doğa ile bütünleşen bir yaşam alanı olduğunu, doğa ile iç içe, huzurlu, otantik ve sanatsal bir atmosfere sahip olduğunu, burada geçirdikleri zamanı unutulmaz bir yaşam deneyimi” olarak özetliyor.
Geleneksel Türk El Sanatları yüksek lisans mezunu olan, ebru sanatında da eserleri olan Akçelik, aynı zamanda Deniz Astsubayı olarak 25 yıl ülkenin değişik yerlerinde görev yaptıktan sonra, 2015 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrılarak memleketine yerleşti. Şimdiye kadar 14 kişisel resim sergisi açmış olan, ulusal ölçekte iki birincilik ödülü bulunan Akçelik , aynı zamanda Arjantin Tango eğitmeni olarak onlarca sosyal Latin dansçısı da yetiştirdi.
Bu birikimlerini, Borçka’daki projesinde tarihi ahşap yapıları koruma yaklaşımını sanatla buluşturarak, şiir ve resim temalı odalardan oluşan bir konaklama deneyimi yaratırken, bölgenin kültürel mirasına görünür kılmayı ve sürdürülebilir turizmi desteklemeyi amaçlıyor. Yetkililerden de bölge turizmi adına özellikle yol güzergahının acilen bir elden geçirilmesini bekliyor.
Projenin ardındaki isim olan Hikmet Akçelik, tarihi dokuyu korumayı sanatsal bir sorumluluk olarak da görürken, vizyonunu “Karadeniz’in mimari hafızasını yaşatmak ancak sanatın zarafetiyle mümkündür.” diyerek özetliyor.
Böylece kaybolmaya yüz tutan ahşap köy yapıları yeniden can bulurken, bölgenin kültürel mirası da geleceğe taşınıyor.
















Yorumlar kapalı.