Bağımsız Türkiye Partisi Beşikdüzü İlçe teşkilatı adına Selma Keleş!in Cumhuriyet açıklaması
Bağımsız Türkiye Partisi Beşikdüzü İlçe teşkilatı adına bir açıklamada bulunan Selma Keleş, “Cumhuriyet’in Işığında Beşikdüzü Kadını: Dünü, Bugünü, Yarını” başlıklı dikkat çekici bir yazı kaleme aldı.
Selma Keleş’in açıklaması şöyle:
“Cumhuriyet, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek elinizdedir… Türk Milleti o ışıktan asla mahrum kalmayacaktır, Cumhuriyetimiz her manasıyla asırlarca payidar kalacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk
Cumhuriyetimizin kurucusu ve ebediyete kadar tek önderi olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de işaret ettiği o hiç sönmeyecek ışık ve ilimle, fenniyle, çelik gibi iradesiyle payidar kılınacak Cumhuriyet meşalesi; Beşikdüzü’nün dik yamaçlarında, sisli yaylalarında ve eğitim yuvalarında kadınların ellerinde somut bir kimliğe bürünür.
Beşikdüzü kadını; hem kendi ayakları üzerinde duran sarsılmaz karakteri hem de gelecek nesillere aktardığı Cumhuriyet sevdasıyla Atatürk’ün kastettiği o “yüksek karakterli koruyucu” tanımının kendisidir. Onların toprağa bereketi, haneye aklı, üretime zarafeti katan varlığı; Cumhuriyet’in asırlarca payidar kalacağının en güçlü teminatıdır.
Bu yazıda Beşikdüzü kadınının dünü, bugünü ele alınacak ve yarınlarında sos-ekonomik sütsüsünün güçlendirilmesine yönelik Bağımsız Türkiye Partisi’nin önerilerine yer verilecektir.
Dün: Sisin, Dağın ve Dalganın Çocukları
Kırsal kalkınma denildiğinde zihinlerde genellikle tarım makineleri, geniş sulama kanalları veya fabrikalar canlanır. Oysa dünyanın dört bir yanında —And Dağları’nın eteklerinden İskandinavya’nın fiyortlarına kadar— kırsal kalkınmanın ve hayatta kalmanın sırrı tek bir sosyolojik gerçeğe dayanır: Kadın emeğine sahip çıktığında en sarp coğrafyalar bile birer bereket yuvasına dönüşür.
Beşikdüzü kadınının dünü, yalnızca doğaya karşı verilen bir yaşam mücadelesinden ibaret değildir; o, somut üretim faaliyetleriyle yazılmış köklü bir zanaat ve eğitim tarihidir.
Erken Cumhuriyet döneminden itibaren Beşikdüzü kadını; tezgâh başlarında dokuduğu geleneksel el dokumalarıyla yerel ekonominin ilk ilmeklerini atmıştır. Ev içi üretimle sınırlı kalmayan bu emek; fındık harmanlarının kurulmasından çay yapraklarının toplanmasına, yayla göçlerindeki imeceden hayvan yetiştiriciliğine kadar Karadeniz’in üretim çarklarını döndürmüştür.
Bu tarihsel süreçteki en büyük dönüşüm ise Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nün kuruluşuyla yaşanmıştır. Beşikdüzü kadını, Türkiye’de kız çocuklarının eğitime katılımında öncü bir rol üstlenmiş; Enstitü çatısı altında sadece okuma-yazma değil, modern tarım teknikleri, dikiş-nakış, biçki-dikiş, konserve yapımı, arıcılık ve sağlık bilgisi gibi somut beceriler kazanmıştır. O dönemde tezgâhta kumaş dokuyan, tarlada fenni yöntemlerle fidan diken ve elinde kitabıyla köyünün aydınlanma meşalesini yakan Beşikdüzü kadını, Cumhuriyet’in kır-kent arasındaki sosyo-ekonomik köprüsünü bizzat kendi elleriyle inşa etmiştir. Bu inşa süreci onu, okuyan, düşünen ve yöneten bir lider olarak konumlandırmıştır. Bu yönüyle Beşikdüzü kadını, Cumhuriyet aydınlanmasının en gururlu ve en dirençli taşıyıcısıdır.
Bugün: Sosyo-Ekonomik Gerçeklikler ve Potansiyel
Bugün Beşikdüzü kadınının sosyo-demografik ve ekonomik profilini incelediğimizde, karşımıza hem köklü bir potansiyel hem de çözüm bekleyen dinamik bir süreç çıkar:
- Tarımsal Emekten Değer Zincirine: Geleneksel olarak tarım ve hayvancılık süreçlerinin ana omurgasını oluşturan kadınlar, uzun yıllar boyunca “ücretsiz aile işçisi” konumunda kalmıştır. Ancak günümüzde bu yapı kabuk değiştirmekte; kadınlar ev ekonomisine katkı sunan pasif birer unsur olmaktan çıkıp yerel lezzetleri ve el sanatlarını pazarlayan girişimcilere dönüşmektedir.
- Kolektif Güç ve Örgütlenme: Dünya örnekleri bize şunu gösteriyor; kadınlar yerel dinamiklerin desteğiyle bir araya geldiğinde göç kader olmaktan çıkıyor. Tıpkı İtalya’nın Emilia-Romagna bölgesindeki kooperatifçilik modellerinde olduğu gibi, Beşikdüzü kadınının fırtınalı direnci de ortaklaşa üretimle bölgenin kaderini yeniden yazacak güçtedir.
Yarın: Bağımsız Türkiye Partisince Uygulanacak Kalkınma Hamlesi
Beşikdüzü kadınının sosyo-ekonomik statüsünü daha da yukarıya taşımak, Cumhuriyet’in yereldeki ışığını güçlendirmek için vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesi gereken kalkınma hamleleri şunlardır:
- Beşikdüzü Kadın Üretim ve İşletme Kooperatifi: Genel bir çatı örgütlenmesinin ötesinde; Yöresel dokumalar ile sürdürülebilir ev tekstili, yerel coğrafi işaretli gıda ürünleri ile doğal tarım/gastronomi ürünleri alanlarında uzmanlaşmış, dijital ticarete (e-ihracat ve pazar yerleri) bütünleşmiş, soğuk zincir ve merkezi paketleme altyapısına sahip profesyonel bir kooperatif modeli yerel yönetim öncülüğünde hayata geçirilecektir.
- “El Veren Eller” Ulusal ve Uluslararası Yol Arkadaşlığı Programı: Beşikdüzü kadınlarını küresel ticaret ve fikir ağıyla buluşturmak amacıyla; ulusal ve uluslararası alanda başarısını kanıtlamış kadın girişimcilerin, uzmanların ve iş insanlarının katıldığı bir yol arkadaşlığı ağı kurulacaktır. Bu program çerçevesinde, alanında öncü kadınlar Beşikdüzü’nde düzenlenecek çalışmalarda yerel üreticilere el verecek; marka yaratma, küresel pazar entegrasyonu ve liderlik konularında birikimlerini paylaşarak yerel potansiyeli dünya standartlarıyla buluşturacaktır.
- Daimi Kadın Emeği Çarşısı: Turistik güzergâhlar üzerinde kadınların ürettikleri katma değerli ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşturabileceği nitelikli bir merkez kurulacak; paketleme ve lojistik süreçlerde profesyonel destek sağlanacaktır.
- Hibe ve Proje Rehberliği Masası: Belediye bünyesinde kurulacak özel bir birimle kadınlara, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA), Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) gibi ulusal ve bölgesel fonlar, Avrupa Birliği (IPARD, Erasmus+ Kırsal Kalkınma/Gençlik Fonları), UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) ve SGP (Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı) gibi uluslararası hibe ve fon kaynaklarından yararlanmaları için rehberlik sunulacaktır.
Geleceğe Çağrı
Cumhuriyet Haftası’nı kutladığımız bu anlamlı günlerde idrak ediyoruz ki; Beşikdüzü’nde kadınların omuz omuza vermesi yalnızca ekonomik bir kalkınma hamlesi değil, Karadeniz’in inatçı doğasına karşı yazılan bir başarı destanı ve Cumhuriyet devrimlerinin yerelde yeniden yeşermesidir.
Üreten, eğiten, kültürüyle yaşayan Beşikdüzü kadını; aklı, zarafeti ve sarsılmaz iradesiyle tüm Türkiye’ye ilham vermeye devam edecektir.
Unutmayalım ki; bir yerin kalkınması kadının sesiyle başlar, örgütlü gücü ve yerel iradenin omuz vermesiyle ölümsüzleşir. Beşikdüzü’nün yeşil dağlarında kadınların sesi daha gür çıktıkça, yarınlar hepimizin yüzünü güldürecek.
Bu topraklarda kadın düşler ve üretirse, yerel irade bu hayale ortak olursa Beşikdüzü ışıldar; Beşikdüzü ışıldadıkça, Cumhuriyet’in şafağı dağların doruklarında hiç batmamak üzere doğmaya devam eder.


Yorumlar kapalı.