8.7.2026 tarihli Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantımızda Grup Başkan Vekilimiz Cevdet Bey söz alıp Deniz Göktaş denen sözde komedyeni eleştirdi.
Doğrudan Kur’an ile alay eden bu zattan başka isim vermedi, parti ismi söylemedi. Ancak onun sözlerine destek vermesi gereken CHP grubu bağırarak, el kol hareketleriyle toplu olarak Cevdet Bey’e taciz ve hakarete başladılar. Hepsinin görüntüleri ortada. Ben de önce, ‘Arkadaşlar bekleyin, bitirsin sonra söz alıp konuşursunuz’ diye bağırdım. Ancak olaylar aynen devam etti. Bunun üzerine ‘Zorunuza mı gitti’ diye tekrar bağırdım. Bu sefer bana karşı el kol hareketleri ve bağırmalar (Özellikle Alper Bey) artan bir dozla devam etti. Hassas konudan dolayı zaten gerginiz. Onların bu hareketleri ve destek beklerken köstek olmaları bizi iyice gerdi. Sinirlenerek onlara tepki gösterdim. Tepkinin dozu tabii ki tartışılabilir. Ancak CHP grubu önce kendisine bir bakacak. Cevdet Bey kendileriyle veya partileriyle ilgili bir şey söylemediği halde neden bu kadar gerildi ve üstlerine alındılar?
Çünkü liderleri Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Göktaş’ı sahiplendi ve desteklediler. Özgür Özel konuyu “Siyasi mizah” Kemal Kılıçdaroğlu ise “Sanatçının söz söyleme hürriyeti” olarak yorumladı. Ama aynı liderler, söz konusu Alevilik veya Atatürk olunca aynı hoşgörüde olmuyorlar! Oysa dini değerler veya kutsalların mizah konusu olması mümkün değildir.
Dinin şakası olmaz. ‘Bizim de hassasiyetimiz var’ diyen CHP Grubu zımnen de olsa liderlerinin ve Deniz Göktaş’ın yanında olduklarını göstermiş oldular maalesef. Mecliste biz onları her zaman sakince dinliyoruz. Ancak biz konuşmaya başlayınca onlar her zaman söz kesme, bağırıp çağırma eylemini sürdürüyorlar. Onların klasik anlayışı bu. Biz saygıya saygıyla karşılık veririz. Ancak saygısızlığa asla prim vermeyiz. Aynısıyla ve fazlasıyla cevap vermekten de çekinmeyiz. Tabi onlar belediye başkanlarının foyaları ortaya çıktıkça, rezillikler ortalığa saçılınca ne yapacaklarını şaşırdılar. Beni özür dilemeye çağırıyorlar. Önce onlar Cevdet Bey’den özür dileyecekler. Ondan sonra biz de gerekeni yaparız.
Şu iyice bilinsin ki; kutsallarımız mizah konusu olamaz ve bu asla fikir özgürlüğü değildir. Biz de kutsallarımızın her ne pahasına olursa olsun yanındayız.
Kamuoyuna saygılarımla
Faruk KANCA
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili

