Trabzon Muhtarlar Federasyonu olarak, son günlerde Vakfıkebir ilçemizde yaşanan ve muhtarlarımızı hedef alan bazı talihsiz söylemler nedeniyle kamuoyunu bilgilendirme gereği duyduk.
Vakfıkebir Belediyesi tarafından muhtarlarımızla gerçekleştirilen toplantıda katılımın beklenen seviyede olmaması üzerine, Belediye Başkanı’nın AK Parti İlçe Başkanı’na yönelttiği soru sonrasında yapılan “2 metre beton verseydik hepsi buraya gelirdi” şeklindeki ifade ve bu sözlere gösterilen yaklaşım, muhtarlarımız adına kabul edilemez bir durumdur.
Muhtarlarımızı, birkaç metre beton karşılığında hareket eden kişiler gibi göstermeye çalışan bu anlayışı reddediyoruz. Bırakın 2 metre betonu, 1000 kilometre beton dahi verilse hiçbir muhtarımızın onuru ve şahsiyeti üzerinden değerlendirme yapılamaz. Muhtarlarımız devlet ile millet arasında köprü görevi gören, gece gündüz demeden vatandaşına hizmet etmeye çalışan seçilmiş kamu görevlileridir.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki; toplantının muhtarlarımıza yalnızca yaklaşık bir saat kala duyurulması katılımın düşük olmasının başlıca sebeplerinden biridir. Bunun yanında uzun süredir muhtarlarımızın taleplerine yeterli ve zamanında cevap verilmemesi, birçok sorunun çözüm noktasında karşılık bulmaması da bu tablonun ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Eğer muhtarlarımız taleplerine karşılık bulabilseydi, sorunları çözülseydi, vatandaş memnuniyeti sağlanabilseydi ve belediye ile güçlü bir iletişim kurulabilseydi, o toplantıya katılım çok daha yüksek olurdu. Muhtarlarımızın tavrı kişilere değil, hizmet anlayışına yönelik bir değerlendirmedir.
Geçtiğimiz günlerde Ortahisar ilçemizdeki muhtarlarımızla gerçekleştirdiğimiz toplantıda da benzer sorunların dile getirildiğine şahit olduk. Muhtarlarımız mahallelerinin ihtiyaçlarını sözlü ve yazılı olarak ilgili kurumlara iletmelerine rağmen sürekli “bakacağız”, “değerlendireceğiz”, “yapacağız” gibi cevaplarla karşılaştıklarını ifade etmektedirler.
Bugün birçok muhtarımız aynı sorun için defalarca belediyelerin kapısını çalmakta, ancak somut bir sonuç alamadan geri dönmektedir. Bir muhtarın vatandaşının sorununu çözebilmek için aynı talebi altı kez, yedi kez iletmek zorunda kalması sistemde ciddi bir aksaklığın göstergesidir.
Muhtarların ne kamyonu vardır ne asfaltı vardır ne de beton üretme imkânı vardır. Buna rağmen vatandaşın ilk kapısını çaldığı kişi muhtardır. Halk hizmet beklemekte, muhtarlar da bu hizmetlerin yerine getirilmesi için ilgili kurumlardan destek talep etmektedir. Yetkililer şunu iyi bilmelidir ki; muhtarlar adına yapılan her talep aslında millet adına yapılan bir taleptir.
Ne yazık ki bazı yöneticilerin hizmet üretmek yerine siyasi hesaplarla meşgul olduğunu görüyoruz. Seçimler sona erdiğinde millet unutulmamalı, hizmet anlayışı rafa kaldırılmamalıdır. Makamlar gelip geçicidir; kalıcı olan milletin gönlündeki yer ve yapılan hizmetlerdir.
Bizim talebimiz son derece nettir: Muhtarlarımızın sesi duyulsun. Çünkü muhtarın sesi milletin sesidir. Milletin sesine kulak tıkayanlar yarın o makamlarda bulunamayacaklarını unutmamalıdır.
Buradan tüm yetkililere çağrıda bulunuyorum:
Kulaklarınızı muhtarların temsil ettiği millete açın. Muhtarlarımızın talepleri kişisel talepler değildir; mahallelerin, köylerin ve vatandaşlarımızın talepleridir.
Şahsım adına ifade ediyorum; eğer ben Trabzon Muhtarlar Federasyonu Başkanı olarak makamlarınıza şahsi bir işim veya menfaatim için gelirsem beni kapınızdan çevirebilirsiniz. Ancak millet adına hizmet talep eden muhtarlarımızın talepleri karşılıksız bırakılmamalıdır.
Sürekli “imkânımız yok” söylemine sığınan yöneticilere de şunu sormak istiyoruz: Bu görevlere talip olurken mevcut şartları ve imkânları bilmiyor muydunuz? İnsan yönetmeye talip olduğu kurumun şartlarını önceden araştırmaz mı? Göreve geldikten sonra sürekli mazeret üretmek çözüm değildir. Millet çözüm beklemektedir.
Herkesin makamına, mevkisine ve şahsiyetine saygımız sonsuzdur. Ancak herkes görevini eksiksiz yapmak en azından yapmaya çalışmak zorundadır.
Son olarak Vakfıkebir’deki muhtarlarımıza yönelik sarf edilen aşağılayıcı ifadeleri kesin bir dille kınıyor ve kabul etmiyoruz. Bu söylemleri sahiplerine iade ediyoruz. Ayrıca ilgili siyasi ve idari makamların gerekli değerlendirmeleri yaparak kamu vicdanını rahatlatacak adımları atmalarını bekliyoruz.
Muhtarların aşağılanmasına sessiz kalmak, milletin iradesinin aşağılanmasına sessiz kalmakla eşdeğerdir.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, muhtarların devlet ile millet arasındaki en güçlü bağlardan biri olduğunu her fırsatta vurgulamış ve muhtarlık müessesesine önemli değer vermiştir. Bizler de bu sorumluluğun ve değerin farkındayız. Ancak ne yazık ki bazı çevreler muhtarlarımıza gereken saygıyı göstermemekte, hatta hakaret boyutuna varan söylemler kullanabilmektedir.
Bu nedenle yaşanan olayın takipçisi olacağımızı, muhtarlarımızın onurunu ve itibarını korumaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Bekir AKTÜRK
Trabzon Muhtarlar Federasyonu Başkanı

