Reklam

Reklam
Reklam
Haberim Hamsi | Trabzon Haber

SAĞLIKTA ŞİDDETE SON..

Yıllardır değersizleştirilen mesleğe, her geçen gün artan şiddete, düzelmesi gerekirken daha da kötüleşen çalışma koşullarına, bitmek bilmeyen 24 saat nöbetlere karşılık azalan bir maaşa layık görüldük.

SAĞLIKTA ŞİDDETE SON..


SAĞLIKTA ŞİDDETE SON..

Bizler hayatları kurtarmaya çalışırken, hayatlarımıza ve hayallerimize kastedildi. Hakaretlere, baskılara ve tehditlere maruz kaldık. Ancak unutulmamalıdır ki karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığa en yakın olduğu zamandır.
Bizler:

Ayrışmıştık, artık birleştik.
Tükenmiştik, artık umutlandık.

Toplandık, toparlandık ve artık tek bir ses olduk.

Biz Hekimiz; dil, din, ırk ayırt etmeden yalnızca hastaların şifası için uğraşan.

Biz Hekimiz; gece gündüz özveri ile çalışan.

Biz Hekimiz; insanların en muhtaç olduğu anda destekçisi olan.

Biz, hakkı ödenmesi gereken ancak yıllardır oyalanan, alay edilircesine ve mesleki onuru dahi hiçe sayılarak “hakkınız ödenmez” denilenleriz.

Hekimler olarak yıllardır yalnızca oyalandık. Aralık ayında umutlandık ancak en ufak bir düzenleme dahi çok görüldü. 14 Mart Tıp Bayramı gerçek bir bayram olsun diye bekledik ancak sonuç yine “hakkınız ödenmez” oldu. Aralık ayındaki sözlerin üzerinden 167 gün, 14 Mart’ın üzerinden 64 gün geçti ve bizler hala oyalanıyoruz.

Şimdiye kadar yapılması planlanan düzenlemelere bakıldığında:

Şiddet yasası henüz tamamlanmış olmakla birlikte, şiddetin ortaya çıkmasına karşı sendikamız ve hekimlerin ortak talebi olan önerilerimizden hiçbiri gerçekleştirilmemiştir.
Malpraktis için çıkarılan kanun hekimlerin mesleğini icra edebilmesi için tam koruma sağlayamamıştır.
Planlanan maaş zamları hekimlerin hak ettiği seviyeye ulaşamamış ve hekim maaşları yoksulluk sınırının altında kalmıştır.
Emeklilik için yapılan çalışmalar ise henüz sonuçlanmamıştır.
Yanlış mevzuatlarla ilgili hiçbir düzenleme yapılmamıştır.
Taleplerimizin aksine:

Daha fazla hastaya tıbben mümkün olamayacak kadar kısa sürede bakılması istendi.
Mevzuata aykırı şekilde yapılan, hekimler üzerinde baskı amaçlı olarak da kullanılan usulsüz görevlendirmeler son bulmadı.
Asistan hekimlerimiz 36 saate varan aralıksız çalışmalarına devam ettirildi. Konu hakkında taleplerimiz uygulamaya alınmadı.
Pandemi döneminde vefat etmiş hekim ve sağlık çalışanlarımıza görev şehitliği verilmedi.
Hastane girişlerinde, polikliniklerde yeterli güvenlik tedbirleri alınmadı.
MHRS randevu sistemi hukuki kararlara rağmen tıbbi standartlara çekilmedi.
Sonuçta gelecek kaygısı ve çalışma koşulları nedenleri ile yurt dışına göç eden meslektaşlarımıza tekraren “Giderlerse gitsinler.” denildi. Ülkenin en zeki insanları, en parlak beyinleri yabancı ülkelere yetişmiş birer hekim olarak gidiyorken kalan hekimler oyalanmaya devam edildi.

Bu şartlarda maalesef göç durmayacak. Analarımız, babalarımız, halkımız her geçen gün daha da kötüleşen bir sağlık hizmetine mecbur kalacaktır.

Yüzlerce hekim söyledi, duyulmadı. Eylemler yapıldı, binlerce hekim katıldı ancak gördüğümüz kadarı ile taleplerimiz tam anlaşılmadı.

Tam olarak duyulana ve anlaşılana kadar tekrar söylüyoruz:

Sağlıkta şiddeti ortaya çıkmadan engelleyecek önlemleri alın. Şiddetin kaynağını yok edip, caydırıcı cezalar verin, önleyici tedbirleri alın.
Hekimler için insani koşullardan uzak bir çalışma ortamı, toplum sağlığından da uzak olacaktır. Çalışma koşullarını insani şartlara getirin, 36 saate varan nöbetlere dur deyin. Nöbet ertesi hekimlerin istirahat etmelerine müsaade edin, maaşlarını keserek engel olmayın.
Tazminat cezalarını hekimin endişesi olmaktan çıkarın. Malpraktis kararları için oluşturulacak kurulda yeterli sayıda, ilgili alanda karar verebilecek tıbbi bilgiye sahip, sağlık hukuku konusunda yetkin hekimleri bulundurun.
Devletin eğittiği, yeterli gördüğü ve çalıştırdığı hekimin yapabileceği hatalarda gereken sorumluluğu alın.
Mobbingle tüm alanlarda mücadele edin. Hekimlerimizin çalışma ortamlarında yaşadığı yönetici sorunlarını ortadan kaldırın. Usulsüz görevlendirmelere dur deyin. Hekimi yersiz, hastayı hekimsiz bırakmayın.
Pandemide tüm toplumdan 10 kat fazla hastalanan ve 4 kat daha fazla vefat eden meslektaşlarımıza hakkıyla “Şehittir” deyin, insanların mesleği yüzünden vefat ettiğini kabul edin, COVID’i meslek hastalığı sayın.
Maaşlarımızı ve emeklilik koşullarımızı utanılacak seviyelerden, hekime yaraşır hale getirin. Ek mesailerimizi hakkıyla ve alın terimiz kurumadan ödeyin. En düşük ücreti alan hekimin maaşını tüm tazminatlar hariç hakkaniyetli seviyesine çıkarın. Nöbet ücretlerini gündüz mesai ücretlerinin en az %50 fazlası olarak verin. Hekimlere hakkı olan asgari 7600 ek göstergeyi verin.
Hasta onam belgelerini dijital ve sistemli bir hale getirin, elektronik ortamda daha güvenli ve pratik açık onamlar hazırlayarak hekime de hastaya da eziyet etmeyin.
Tıbbi muayene 5 dakikada yapılamaz. MHRS randevularını tıbbi standartlara getirin. Branşa özel her hasta için gerekli muayene süresini sağlayın.
Aile hekimlerinin cari giderlerini güncel koşullara ve kiralara göre artırın. Cari ödemeler yüksek enflasyon altında masrafları karşılayamamaktadır. Ücretlerin enflasyon altında ezilmesine müsaade etmeyin.
Diş hekimlerine hakkıyla mesleklerini yapabilecekleri imkanları sağlayın. Muayene sürelerinin muayenenin kapsamına uygun şekilde düzenlenmesini hekimlerin kararına bırakın. İşlerini yaparken geçim derdini düşündürmeyin.
Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile hekimlerin muayenehanelerini kapatarak devlet kurumlarında çalışmaları için ortaya çıkarılan performans ödemelerini ortaya çıkış amacına uygun şekilde yalnızca hekimlere verin. (Bu çalışılması gerekenbir konu bizim söylemlerle çelişiyor)
Meslektaşlarımız olan son sınıftaki hekim ve diş hekimlerimize hak ettikleri ücreti verin. Eğitim amacı ile hastanelerde bulunan öğrencilerimizi iş gücü açığını kapatmak amacı ile kullanmayın.
Ayrıca halkımıza da sesleniyoruz: Sağlığınız için sizler de bize destek verin.

“Şiddet uygulayanlar benim sağlık hizmetimi engelliyor, ceza verin.” deyin.
“Saatlerce çalışıp sabaha kadar uyumamış hekime ameliyat olmak istemiyorum.” deyin.
“Onlarca yıllık emeği, tecrübesi ve bilgisi olan, ülkenin en seçkin insanlarına hak ettikleri ücreti verin.” deyin.
“2-3 dakikada muayeneden bir şey anlaşılmaz, muayene süremizi arttırın.” deyin.
“Hekimi hastanede koruyamazsanız beni hastanede hiç koruyamazsınız.” deyin.
Kıymetli meslektaşlarım, artık birlik olduk. Her kesimden, her görüşten ve her alandan hekim ile çok daha güçlüyüz. Mücadelemiz yeni başlıyor ve haklarımızı eksiksiz şekilde alana kadar devam edecek.
 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ