
Sanatçı Şükrü Üçüncü’nün yazıp yönettiği ve başrolünü üstlendiği eser, perde açtığı ilk günden bu yana sanatseverlerin odağında yer alıyor. Şehir merkezli başlayan ve turnelerle farklı noktalarda izleyiciyle buluşan oyun, toplamda 4 bin 896 kişiye ulaşarak önemli bir başarı yakaladı.
Güç Mekanizmaları Kara Mizahla Sorgulanıyor
Bir duvar yazısıyla başlayan sorgulama sürecini ve “Elektrikçi Erdem” karakterinin iki sorgu memuru arasında “her devrin suçlusuna” dönüşmesini konu alan oyun, iktidar ve birey arasındaki çatışmayı absürt bir dille sahneye taşıyor. Darbeler, hükümetler ve ideolojiler değişse de baskı mekanizmalarının sabit kaldığını anlatan eser, seyirciyi de sorgunun bir parçası haline getiriyor.
Şükrü Üçüncü, sahne yaklaşımlarına dair yaptığı değerlendirmede sanatsal anlayışlarını şu sözlerle ifade etti: “Ortaoyunu geleneği ile Dadaizm anlayışı içerisinde çalışmalar yaparak tiyatroya yeni bir soluk katmak istiyoruz. Uzun yıllardır bu anlayışla sahneye çıkmaktayız. Dadaizmin kaotik yapısını Ortaoyunu ile birleştirerek ‘yüzüne tiyatro’ yapmak bizi keyiflendiriyor. Ulaştığımız izleyici sayısı, bu sanatsal tercihin ve nüktedan başkaldırının toplumdaki karşılığını en somut haliyle ortaya koyuyor.”
Oyuncu kadrosunda Üçüncü’ye Mahmut Mutaf ve Erdem Durmuş’un eşlik ettiği “Her Devrin Suçlusu”, sezon boyunca farklı salonlarda sahnelenmeye devam edecek.
Dadaizm ve Ortaoyunu Sentezi nedir?
Tiyatro tarihinde “sanat karşıtı sanat” olarak bilinen Dadaizm, alışılmış tüm kalıpları yıkarak hayatın absürtlüğünü ve mantıksızlığını sahneye taşır. “Her Devrin Suçlusu” oyunu, bu kaotik ve sorgulayıcı Dadaist yapıyı, Anadolu’nun geleneksel Ortaoyunu estetiğiyle birleştirerek “yüzüne tiyatro” anlayışını benimser. Bu sentez, seyirciyi sadece bir izleyici olmaktan çıkarıp, anın ve sorgunun doğrudan bir parçası haline getirerek modern tiyatroda nadir görülen özgün bir deneyim sunar.






