
Ancak büyük tepkilere yol açan bir durum vardır: Genel olarak yapımı vatandaşlarımız tarafından gerçekleştirilen ve yapılmaya da devam eden camilerimizin “ticarethane” olarak geçmesi, Müslüman bir ülkede etik değildir. Genel Başkan Kansızoğlu Bu konu, vatandaşlarımız tarafından da doğru bulunmamaktadır.
Yaptığımız istişareler sonucunda, ilgili makamların camilerimizi ticarethane olarak değil, ibadethane olarak kabul etmesi adına girişimlerde bulunması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bir caminin doğalgaz aboneliği, su saati vb. başvurularının ticarethane olarak geçmesi nedeniyle yüksek bedeller ödenmektedir.
Her türlü gideri vatandaşlarımız tarafından karşılanan ve yapılan yardımlar sayesinde ayakta duran, hiçbir kurumdan destek almayan camilerimizin; hiçbir makam veya kişi tarafından bozulamayacak şekilde yasal güvence altına alınması ve siyasi amaçlarla kullanılmaması adına gereğinin yapılması lazımdır.
Bilindiği üzere, cami yapımı ve tadilatları dâhil olmak üzere Diyanet’ten destek alınmayan camilerimize herhangi bir yardım yapılmamaktadır. Bu durum bizlerin aklına şu soruyu getirmektedir: Diyanet’in hazineden aldığı paralar nerelere gitmektedir? Camilerimizin ticarethane olarak gösterilmesinin gerekçeleri nelerdir?
Sayın Cumhurbaşkanımızdan bu konu ile ilgili yeniden bir yasal düzenleme yapılmasını arz ediyoruz. Camiler bizim evimizdir. Nasıl ki evlerimiz ticarethane olarak geçmiyorsa, aynı şekilde camilerimizin de ticarethane olarak görünmesini istemiyoruz.
HASAN KANSIZOĞLU
AKES-DER
GENEL BAŞKAN

