
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) İl Temsilciliği’nde önceki dönem Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın da katılımıyla gerçekleştirilen Eğitime Destek Platformu Aylık Olağan Toplantısı’na katıldı. KADEM İl Temsilcisi Elif Yükünç ve 16 STK temsilcisinin yer aldığı toplantıda konuşan Başkan Genç, “Şu anda dünyanın yaşadığı sorunların, uygulanan şiddetin temelinde eğitimsizlik yok. Tam tersine, maddi anlamda üst düzey eğitim alan toplumların ve ülkelerin insanlığın aleyhine davrandığı bir durumu görüyoruz. Bugünkü şiddetin sebebi cehalet değil. Bilgiye bizden çok daha önce sahip olan toplumlar, o bilgiyle edindikleri gücü maalesef insanlığın aleyhine kullanıyorlar. Oysa bizim ecdadımız, medeniyetimiz yeryüzünde hakim olduğu dönemde dinine, diline, ırkına, mezhebine bakmaksızın inandığı değerlerle ve medeniyetinin yüklediği sorumlulukla hareket etti” dedi.
ARAPÇA İLE BİRLİKTE ALLAH’IN KELAMINI ÖĞRETMELİYİZ
Hafızlık eğitimi ile dil öğretimini birleştirmek gerektiğini vurgulayan Başkan Genç, “Bir imam hatip lisesi mezunu olarak söylüyorum. Çocuklarımıza Kur’an’ı ezberletiyoruz, hafız yapıyoruz, bu mükemmel bir şey. Peygamberimizin övgüsüne mazhar oluyor, Allah’ın kelamını hafızasında saklıyor. Ama maalesef bir şeyi eksik yaptık; Kur’an-ı Kerim’i sadece hafızada bıraktık. Onu okuyarak, anlayarak toplumun da hafızasına sunabilecek mekanizmaları kuramadık. Bunu yapmamız lazım. Hafız olmak mükemmel bir şey, her yıl icazetlere gidiyoruz, tüylerimiz diken diken oluyor. Ama mutlaka Arapçayı da eş zamanlı öğretmemiz lazım. Şu anda Türk milletinin bir dil sorunu var. Bu, emperyal eğitim sisteminin, Amerikan eğitim modelinin ülkemize dayatmasının bir sonucudur. Üçüncü dünya ülkesi olarak tanıdığımız ülkeler patır patır İngilizce konuşuyor. Biz hala temel düzeyde yabancı dil öğrenmeye çalışıyoruz. O çocuklara Arapçayla birlikte Allah’ın kelamını öğretirsek, referansı böyle başlatırsak ileriye doğru sağlam adımlar atabiliriz” diye konuştu.
AHLAKLI SİYASET KAYBETME PAHASINA DOĞRUYU SÖYLEMEKTİR
Önceki dönem Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal ise, “Geçen hafta bir Eğitime Destek Platformu programındaydık, orada da aynı şeyi söyledim. Aslında bu platform, tarih boyunca gerçekleştirilemeyen bir şeyi gerçekleştiriyor, bunun farkına varmamız gerekiyor. Bir şehrin hem devlet erkanını hem sivil toplumunu bir araya getiriyor ve o şehrin meselelerini masaya yatırıyor. Eğitim, kültür, sanat ve diğer toplumsal alanlardaki meseleler bu zeminde ele alınıyor. Bu inanılmaz bir istişare zemini oluşturuyor. Bu zemini ben çok önemsiyorum ve çok kıymetli buluyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç’e katkıları için çok teşekkür ediyorum. Biz yavaş yavaş siyasetin hakiki anlamının ne olduğunu fark ediyoruz. Nitekim geçen yıl Antalya Diplomasi Forumu’nda Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, ‘Erdoğan, siyaset bilimine yeni bir siyaset modeli getirdi’ dedi. Bu model, hırsla seçim kazanmak için her türlü ilkenin bir kenara bırakıldığı, yalnızca faydalı ve işlemsel olanın tercih edildiği bir model değil. Bu model; ilkesi olan, ahlakı olan, vizyonu olan, amacı olan ve kutsalı olan bir modeldir” dedi.
CUMHURBAŞKANIMIZ İLKELİ SİYASET GERÇEKLEŞTİRİYOR
Ünal, sözlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyeli mülteciler meselesindeki tutumunu örnek göstererek şöyle tamamladı: “2023 seçimleri öncesi hepimiz ‘Suriyeliler gitsin’ moduna gelmiştik, hatırlıyorsanız. Herkes Tayyip Erdoğan’a ‘Suriyelileri göndermeniz gerek’ diyordu. İşte dürüstlük böyle bir şeydir. Ahlaklı ve ilkeli siyaset böyle bir şeydir. Tayyip Erdoğan ne dedi biliyor musunuz? Seçimi kaybetmek pahasına şunu söyledi: ‘Onlar benim kardeşlerim, onları ölüme gönderemem.’ Normal siyaset anlayışı, oy devşirilecek her konuda ne yaparsanız doğru kabul edilir. Sizi sonuca götüren her davranışı mübah görürsünüz. Ama biz, çocuklara Kur’an’ı ezberletirken imam hatipte ve Kur’an kursunda başka ilkeler de öğretiyoruz. Mesela şunu diyoruz: ‘Biz seferle emrolunduk, zaferle emrolunmadık.’ Peki bu ne anlama geliyor? Bu, yolda olmayı, doğruyu yapmayı, sonuçtan önce ilkeyi koymayı emreder. İşte bu anlayış, bugün siyasetimizin de temel taşı olmalıdır.“



