
Araştırma-İsmet Kösoğlu
Kâmil Efendi, dönemin önemli âlimlerinden Arif Efendi’nin oğludur. Arif Efendi ise Molla Ahmet Efendi’nin evladıdır. Musluoğlu soyadının kökeni, Molla Ahmet’in babası olan Buharalı Müslih Efendi’ye dayanır. Molla Ahmet Efendi, Ayvazlı Camii’nin, yani köyümüzdeki ilk caminin, düzenli ilk imamı olarak kayıtlarda yer alır. Onun dini ve ilmî faaliyetleri, köyün dini hayatının şekillenmesinde temel taşlardan biri olmuştur. Molla Ahmet’in kardeşi Molla Ali’nin Osman, Hamit ve Ahmet adında üç oğlu bulunmakla birlikte, bu soyların akıbeti günümüzde tam olarak bilinmemektedir.
Bu köyde doğan Kâmil Efendi, Musluoğlu ailesinin bir ferdidir ve uzun yıllar bölgedeki camilerde din eğitimi vermiştir. Bölgede yetişen talebelere İslâm ilimlerini öğretmiş, onları hak yolunda yürümeleri için yönlendirmiştir. Kamil Efendi, babası Arif Efendi’nin ilmî ve manevi mirasını devralmıştır. Buharalı Müslih Efendi’nin bölgeye gelişi ve yerleşimi, ailenin köklerinin İkizdere topraklarıyla buluştuğu ana noktayı oluşturur. Kâmil Efendi, bu ilmî ve manevi mirasın içinde yetişmiş, köyün dini ve kültürel dokusuna katkıda bulunmuş bir şahsiyet olarak tanınır. Kamil Efendi Musluoğlu’nun yaşamının ayrıntıları günümüze kadar tam olarak ulaşmamış olsa da, köydeki manevi ve ilmî mirası, onun unutulmuş bir âlim olarak hatırlanmasını sağlar.
Kamil Efendi bir dönem Maçka Müftüsü olarak da görev yapmıştır. Bu görevinde binlerce kişiye dini eğitim vermiş, köy ve çevresinin manevi hayatına önemli katkılarda bulunmuştur.
İksenit (Diktaş) köyü Kancıali Mahallesi’nden Musluoğlu Kâmil Efendi bin Arif’in mahallede inşa edilen mescit için bin kuruşu vakfı. Bu paranın senelik neması mescidin hatibine verilmek üzere vakfedilmişti. Tarih 18 Zilkade 1321 (5. 2. 1904). Rize Araştırmaları Vakfı-Osmanlı Dönemi Rize Vakıfları İshak Güven Güvelioğlu
18 Zilkade 1321 (5 Şubat 1904) tarihli Kura-i Seba nahiyesi İksenit (Diktaş ) köyünde kurulmuş (1540/271) no’lu Muslihoğlu Kamil Efendi İbn-i Arif adına kayıtlı 1000 TL Sermayeli bir para vakfının yetkilisidir. Bu vakıflar mahalle ve
köylerde faaliyet gösteren dini sosyal kurumların yaşaması ve faaliyetlerini devam ettirmesi için kurulmuştur. Bu vakıflar aynı zamanda köyümüzdeki gerçek ihtiyaç sahiplerinin nakit para ihtiyaçlarını da karşılamıştır. Bu sayede faizciliğin önüne de geçilmiştir. Bu tür vakıflar, özellikle camiler, Kur’an kursları ve diğer sosyal hizmetleri destekleyerek, yerel toplulukların hem dini hem de sosyal hayatını güçlendirmekte önemli rol oynamıştır. İkizdere’de, Kamil Efendi’nin adıyla kayıtlı bu vakfın varlığı, dönemin köy düzeyinde organize sosyal yapılarının ve yerel önderlerin toplumsal hayattaki etkisinin somut bir göstergesidir. 1000 TL sermaye, o dönemin köy ekonomisi göz önüne alındığında kayda değer bir meblağ olarak, vakfın ciddi bir mali kapasiteye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu kaydın tarihî önemi, sadece bir mali kayıt olmasında değil, aynı zamanda İkizdere ve çevresinde 20. yüzyıl başlarında dini ve sosyal kurumların işleyişini anlamamız açısından değer taşır. Müslihoğlu Kamil Efendi ve benzeri yerel önderler, köyün toplumsal dokusunun oluşumunda ve dini-sosyal kurumların sürekliliğinde kritik rol üstlenmişlerdir.
Atatürk’ün yanında yer almış
Onun ruhani liderliği yalnızca dini alanda değil, milli mücadele yıllarında da belirleyici olmuştur. Atatürk’ün yanında, İstiklal Savaşı’na katılmanın her Müslüman için farz ve mecburiyet olduğunu, bu uğurda ölenlerin şehitlik mertebesine ulaşacağını ilan eden fetvayı vermiştir. Bu fetva hem halkın hem de askerlerin moralini yükseltmiş, Rus güçlerine karşı verilen mücadelede önemli bir manevi dayanak olmuştur. Özellikle Of–Kelali Boğazı’nda, 27 gün süren direniş sırasında kahraman Türk askerlerinin gösterdiği eşsiz cesaretin arkasında, bu inanç ve kararlılığın etkisi büyüktür.
Kâmil Efendi’nin büyük dedesi, köy çevresinde “Buharalı Müslih Efendi” olarak tanınırdı. Buhara, Türk dünyasının ruhani kalbi olarak, tarih boyunca Orta Asya ve Türkistan topraklarında ilim, irfan ve tasavvufun merkezi olmuş; buradan Anadolu’ya ulaşan Molla geleneği, Selçuklular ve Horasan erenleri aracılığıyla yüzyıllar boyunca dini-sosyal hayatı şekillendirmiştir. Molla geleneği, İksenit (Diktaş) köyünün Orta Asya ile olan kadim bağının bir sembolüdür. Köyümüzdeki köklü Molla geleneğinin de büyük ölçüde bu kültürel mirasla ilişkili olduğu anlaşılmaktadır.
Kâmil Efendi, 1954 yılında Trabzon’un Of ilçesi Kıyıboyu Köyü’nde vefat etmiştir. Kendisinin ve babası Arif Efendi’nin mezarları, Ofçay Fabrikası’nın Of tarafında bulunan aile mezarlığında yer almaktadır. Of Çay Fabrikası yapılırken,
Kâmil Efendi’nin kabri dahi köyde saygıyla korunmuş, yakınındaki fabrika inşaatından zarar görmemesi için kasıtlı olarak yamuk konumlandırılmış, hatta kıyı boyu köyünün üst kısımlarına taşınması ciddi şekilde düşünülmüştür.
Babası Arif Efendi’nin, neslinin devam etmemesiyle ilgili bir duasının sözlü kaynaklarda geçtiği belirtilmektedir. Gerçekten de Kâmil Efendi’nin zürriyeti günümüze ulaşmamıştır.

