1. Haberler
  2. Bölgesel
  3. KIYILAR İŞGAL EDİLEBİLİR, AMA RAPORLAR EDİLEMEZ!

KIYILAR İŞGAL EDİLEBİLİR, AMA RAPORLAR EDİLEMEZ!

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir şehir düşünün…                                                                                                                                Kıyıları işgal ediliyor.                                                                                                                             Kıyı Kanunu’na aykırı 400 yapı tespit ediliyor.                                                                                    Raporlar hazırlanıyor ve yazılar yazılıyor…                                                                                        Raporlar ilgili kurumlara gönderiliyor.                                                                                              Kamu kurumları konudan haberdar ediliyor.                                                                           Buraya Kadar Her Şey Normal.

Hatta öyle ki, yazının kendisinde bu konunun “kamu düzenini ilgilendirdiği”, ilgili meslek kuruluşunun da “kamu yararına her türlü girişimde bulunmakla yükümlü olduğu” açıkça ifade ediliyor.

Sonra Vatandaş Veya Kamu Yararını Gözeten Bir Meslek Kuruluşu Soruyor:

“Peki bu raporlarda ne var? Hangi yapılar yıkılacak? Hangi işlemler yapıldı? Görevini yerine getirmeyenler hakkında herhangi bir işlem yapıldı mı?”

Ve cevap geliyor:                                                                                                                       “Raporları veremeyiz.”                                                                                                                  Neden?                                                                                                                                      Çünkü…                                                                                                                                                    Özel hayatın gizliliği!

İşte Tam Bu Noktada İnsanın Aklına İster İstemez Bazı Sorular Geliyor.

Kıyı kamunun ortak malı.                                                                                                                   İşgal kamu alanında.                                                                                                                          Tespit kamu görevlileri tarafından yapılmış.                                                                                  Rapor kamu kurumunda hazırlanmış.                                                                                            Rapor ilgili kurumlara gönderilmiş.

Konu kamu düzenini ilgilendiriyor.                                                                                                      Ama nedense raporun kendisi bir anda “özel hayat” kategorisine giriveriyor!

Demek Ki Bizim Kıyılarda Yeni Bir Uygulama Başladı:

Kıyıyı işgal edebilirsiniz, yeter ki raporunuzun içeriği özel hayatın gizliliğine takılmasın! Üstelik burada çok daha ilginç bir durum var. Vatandaşın özel hayatının gizliliğini elbette koruyalım. Kimsenin sağlık bilgisi, aile hayatı, özel bilgileri kamuya saçılmasın. Buna kimsenin itirazı olamaz.

Ama bir kıyı işgalinin, kamu arazisindeki aykırı bir yapının veya kamu görevinin yerine getirilip getirilmediğinin hangi kısmının “özel hayat” olduğu konusunda da kamuoyunun ikna edilmesi gerekir.

Çünkü Burada Sorulan Soru:“Falanca kişinin özel hayatında ne oluyor?” değil.

Sorulan soru: “Kamuya ait kıyıda tespit edilen aykırılıklar hakkında ne yapıldı?”

Aradaki fark herhalde küçücük bir ayrıntı değildir.

Asıl ironik olan ise şu: Bir tarafta “kamu yararı” deniliyor.                                                        Diğer tarafta yine kamu yararı adına istenen raporlar verilmiyor.                                                  Bir tarafta “kamu düzeni” deniliyor.                                                                                              Diğer tarafta kamu düzenini ilgilendiren bir konuda hazırlanan raporun içeriği kamuoyundan saklanıyor.

Bir tarafta Kıyı Kanunu var.                                                                                                                 Diğer tarafta kıyı işgalinin kendisinden daha hassas korunan bir rapor ortaya çıkıyor.

İnsan ister istemez soruyor: Acaba kıyılarımızın yeni sahibi işgalciler mi, yoksa raporların gizliliği mi?

Belki de bürokrasinin yeni bir matematiğini keşfetmiş bulunuyoruz:

Kıyı + işgal = kamu sorunu.                                                                                                                    Rapor + kamu sorunu = özel hayat.                                                                                                   Özel hayat + rapor = bilgi verilemez!

NE GÜZEL SİSTEM!

Vatandaş kıyısını kaybediyor, kamu alanını kaybediyor, yaşam alanını kaybediyor; fakat devletin elindeki raporun gizliliği korunuyor.

Sonra da vatandaşa dönüp: “Kamu yararı gözetiyoruz.” deniliyor.

Elbette hukuk devleti açısından her bilgi her koşulda açıklanmak zorunda değildir. Ancak kamu yararı taşıyan bir denetim raporunun hangi gerekçeyle, hangi bölümleri bakımından ve hangi hukuki değerlendirmeyle bilgi edinme hakkı dışında bırakıldığı da açık ve ikna edici biçimde ortaya konulmalıdır.

Çünkü mesele yalnızca birkaç sayfalık rapor değildir.

Mesele şudur: Kamuya ait kıyılar gerçekten korunuyor mu?                                                        Tespit edilen hukuka aykırılıklar gideriliyor mu?                                                                 Yıkılması gereken yapılar hakkında işlem yapılıyor mu?                                                          Görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında herhangi bir işlem uygulanıyor mu?

Ve en önemlisi: Kamu adına hazırlanmış bir rapor, kamu yararını ilgilendirdiği halde neden kamuoyundan uzak tutuluyor?                                                                                              Kıyılar hepimizin.                                                                                                                       Deniz hepimizin.                                                                                                                                Kamu alanı hepimizin.                                                                                                                     O halde kamu adına yapılan tespitlerin hesabını sormak da vatandaşın, meslek kuruluşlarının ve kamuoyunun en doğal hakkıdır.

Çünkü bazen mesele raporu görmek değildir. Mesele, raporun neden gösterilmediğini anlayabilmektir.

Ve eğer ortada gerçekten hukuka aykırı bir kıyı işgali varsa, asıl korunması gereken şey raporun gizliliği değil; kamuya ait kıyının kendisidir. Yoksa yarın çocuklarımıza kıyıları değil, kıyı işgalleriyle ilgili “gizli raporları” miras bırakacağız.

O zaman da soracaklar:

“BABA, DENİZ NEREYE GİTTİ?”                                                            

Biz de diyeceğiz ki:“DENİZ DURUYOR EVLADIM…SADECE KIYININ RAPORU GİZLİ!”

Cemil PEHLEVAN ŞUBE BAŞKANI

 

 

KIYILAR İŞGAL EDİLEBİLİR, AMA RAPORLAR EDİLEMEZ!
Giriş Yap

Haberim Hamsi | Trabzon Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!