1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. HÜSEYİN DEĞERMENCİ
  4. KAYBEDİLEN TURİZM FIRSATI
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

KAYBEDİLEN TURİZM FIRSATI

Neden Bakanlıklar, Valilikler, Belediyeler ve Müdürlükler Var?

Bakanlıklar sorumluluk alanında, Valilikler, belediyeler ve ilgili müdürlükler, bulundukları bölgenin emniyetini, idaresini, kamu hizmetlerini ve ekonomisini en etkin şekilde yönetmek, halkın yaşam standartlarını yükseltmek ve kamu yararını da gözeterek ihtiyaç duyulan hizmetleri sağlamak için vardır.

Bu kurumların birinci varlık gerekçesi, bölgenin potansiyelini harekete geçirmek ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır.

Trabzon ve Karadeniz Bölgesi turizmi ile ekonomisi adına uzun süredir dile getirdiğimiz eksiklikler arasında, bugüne kadar yeterince gündeme gelmeyen ancak doğrudan ekonomik etki yaratabilecek önemli bir alan bulunmaktadır!

Trabzon’da tescilli kilise sayısı yaklaşık 32’dir. Gümüşhane’de bu rakam 78, Giresun’da 30, Rize’de ise 6 civarındadır.
Toplamda bölgede 140’ın üzerinde tescilli yapı mevcuttur.

Bu sayı sadece hem ayakta duran hem de harabe durumdaki tescilli yapıları kapsamaktadır.

Bazıları camiye çevrilmiş, bir kısmı ise halen aktif Hıristiyan ibadethanesi olarak kullanılmaktadır.

Tarihî kayıtlara bakıldığında bu yapıların sayısının bilinen rakamların iki-üç katına ulaştığı görülmektedir.
Ne var ki 20. yüzyılda birçoğu yıkılmış, dağıtılmış veya harabeye dönüşmüş veya yok edilmiştir.

Bugün bölgede en bilinen ve en çok ziyaretçi çeken iki yapı Ayasofya Camii (eski kilise) ile Sümela Manastırı’dır.

Bu iki nokta, Trabzon’un turizm gelirinin önemli bir bölümünü oluşturmakta ve şehre ciddi miktarda yerli-yabancı turist getirmektedir.

Peki geriye kalan 140’tan fazla tescilli yapı ne durumdadır bilen var mı?

Çoğu yıkık veya harabe hâlindedir.
Bir kısmı arazisi içinde ya da yakınında bulunan vatandaşlar tarafından eskiden depo, ot damı, merek, ahır veya ardiye mekânı olarak kullanılmaktaydı, çok şükürki devlet artık buna müsaade etmiyor ama hepsi bu!

Devlet yakın dönemde bazı yapıları koruma altına almış, sınırlı sayıda restorasyon gerçekleştirmiştir. Ancak mevcut koruma düzeyi, bu yapıların turizm potansiyelini ortaya çıkarmaktan uzaktır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, ülke ve bölge turizminin çıkarlarını gözeterek bu yapıları aslına uygun şekilde restore etmesi, erişilebilir hâle getirmesi ve tanıtımını yapması büyük önem taşımaktadır.

Doğru restorasyon ve tanıtım çalışmalarıyla Trabzon ve Karadeniz Bölgesi, özellikle Yunanistan, İtalya, Almanya, Fransa ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa’dan çok daha yüksek sayıda kültür turisti çekebilir.

Bu durum yalnızca ulusal turizm gelirlerini artırmakla kalmaz, aynı zamanda bölgesel istihdam, esnaf ve yerel ekonomi üzerinde de doğrudan olumlu etki yaratır.
Fakat, bu fırsatın değerlendirilmesinde geç kalındığı açıktır.

Turizm sektöründe faaliyet gösteren biri olarak, benim idaremde Yunan, Amerikalı, Alman ve Fransız misafirlerin bu yapıları ziyaret ettikleri gezi sırasında, yapılar hakkında sıkça övgü ve tarihî bilgiler aldığımı belirtmek isterim.

Bu turlarım akabinde, bölgedeki tarihi mirasın uluslararası düzeyde ne kadar değerli kabul edildiğini açıkça gördüm öğrendim.

Özellikle vereceğim bir örnek, durumun vahametini net biçimde ortaya koymaktadır!
Vazelon Kilisesi.
Sümela Manastırı’ndan daha eski olduğu, hatta Sümela’nın kuruluş döneminde Vazelon’a bağlı bulunduğu bilinen bu yapı, Maçka’ya yaklaşık 14 kilometre mesafede, Zigana Dağı eteklerinde yer almaktadır.

Ana yoldan yaklaşık 7 kilometre içeride bulunan kiliseye araçla ulaşım imkânı yoktur.
Ziyaretçi, mesire bölgesinde yol kenarına aracı park edip dik ve engebeli bir patikadan yaklaşık 15 dakikalık yürüyüşle kiliseye ulaşabilmektedir.
Bugün bu yapı yıkık, bakımsız ve kontrolsüz kullanıma açıktır.

Bu derece önemli bir tarihî mirasın bugünkü terk edilmişliği, hem kültürel hem de ekonomik açıdan ciddi bir kayıptır.

Ulaşım imkânlarının iyileştirilmesi, aslına uygun restorasyonun yapılması ve tanıtımının iyi derecede yapılması hâlinde Vazelon Kilisesi’nin de Ayasofya ve Sümela kadar ziyaretçi çekme potansiyeline sahip olduğunun, alana getirdiğim bütün misafirler tarafından değerlendirildiğini gördüm.

Sonuç olarak, bölgedeki tescilli kilise ve manastır yapılarının yalnızca koruma altına alınması yeterli değildir.

Bu yapıların ivedilikle restore edilerek turizme kazandırılması, Karadeniz turizminin çeşitlendirilmesi ve bölgesel ekonominin güçlendirilmesi açısından stratejik bir adım olacaktır.

Yetkili kurumların bu konuyu öncelikli gündem maddelerinden biri hâline getirmesi, hem kültürel mirasın korunması hem de ekonomik kalkınma açısından büyük önem taşımaktadır.

Umarım, bu güzel şehrimde, bu şehir için bu yönde düşünen yöneticiler vardır!

KAYBEDİLEN TURİZM FIRSATI
Giriş Yap

Haberim Hamsi | Trabzon Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!