
Trabzon Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erol Sayın’ın açıklamaları, kurum içindeki uygulamaların sorgulanmasına neden oldu.
Sayın, özellikle son dönemde birçok veteriner hekimin “görevlendirme” adı altında yer değişikliğine zorlandığını, bazı personelin ise baskı ve dışlanmaya maruz kaldığını iddia etti.
Maçka ve Çaykara’ya yapılan görevlendirmelerin ihtiyaçtan ziyade “cezalandırma” niteliği taşıdığı öne sürülürken, bu durumun meslektaşlar üzerinde ciddi mağduriyet oluşturduğu ifade edildi.
İddialar yalnızca sürgünlerle sınırlı değil.
Özel kliniklere yönelik denetimlerin tarafsızlıktan uzak olduğu, bazı işletmelere yüksek cezalar kesilirken, bazılarına göz yumulduğu yönündeki açıklamalar dikkat çekti.
Bu durum, “eşitlik ve adalet” tartışmasını da beraberinde getirdi.
Öte yandan, İl Müdür Yardımcısı Yaşar Seyis ile ilgili anlatılanlar ise iddiaların en çarpıcı boyutunu oluşturdu.
Kurum içinde görev ve yetki tartışmalarıyla başlayan sürecin, kişisel itibarı zedeleyici uygulamalara dönüştüğü ileri sürüldü.
Tüm bu gelişmeler, “kurum içinde sistematik bir baskı mı var?” sorusunu gündeme taşıdı.
Şimdi en kritik soru şu:
Ortaya atılan bu ciddi iddialar karşısında yetkili kurumlar sessiz mi kalacak, yoksa kamuoyundaki bilgi kirliliğini ortadan kaldıracak şeffaf bir inceleme başlatılacak mı?
Unutulmamalıdır ki;İddialar aydınlatılmadıkça herkes zan altında kalır,gerçekler ortaya çıkmadıkça kamu vicdanı rahat etmez.
Kurum içerisindeki bu mobingleri duyan köylü vatandaşlar bizler bu kadar rahatsızlıkları il müdürünün yaptıklarını duydukta bu yetkililer hala duymadılarmı diye söylemde bulunuyorlar

