TÜRKİYE’DE YENİ TRANSFER SİSTEMİ! MİLLETİN İRADESİ PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ!
Değerli basın mensupları, kıymetli vatandaşlarımız;
Öncelikle vurgulamak isterim ki: Milletin iradesi hiçbir şartta, hiçbir makamda, hiçbir masada pazarlık konusu yapılamaz!
Bu ülkenin milletvekilleri, belediye başkanları ve seçilmiş temsilcileri bir siyasi transfer market piyasasının unsurları olamaz!
Değerli arkadaşlar;
Bugün Türkiye’nin içine sürüklendiği siyasi ahlak krizi, adalete duyulan güvenin bitmesi, emeğin değersizleştirilmesi ve FON’diplenenlerin meselesi yani artık tuzun koktuğunun, demirin çürüdüğünün sonucudur.
Bakın arkadaşlar!
Bugün karşınızda üç masa var. Milletvekili Transferi, Belediye Başkanı Transferi, Fon (Para Transferi)
Bu masalar, Türk siyasetinin bugün tartışmak zorunda olduğu üç önemli sorunu temsil ediyor: temsil sorumluluğu, seçmen iradesi, milletin alın teriyle oluşan kamu kaynaklarının FON’diplenmesidir.
BİRİNCİ MASA: MİLLETVEKİLİ TRANSFERİ
(Birinci masaya dönerek)
Değerli arkadaşlar; Bu masanın üzerinde milletvekili transferi yazıyor.
Milletvekili olmak; milyonlarca insanın umudunu, seçim meydanlarında verilen sözleri, bir siyasi programa duyulan güveni ve gece gündüz çalışan insanların emeğini taşımaktır.
Vatandaş sandığa gidiyor. Bir siyasi partiye, programa ve adaya güveniyor.
Oyunu veriyor, sonra ne oluyor?
Seçtikleri aday başka partilere geçiyor.
Onlara Soruyoruz:
Dün karşı çıktığınız politikaları bugün hangi gerekçeyle savunuyorsunuz?
Seçim meydanlarında verdiğiniz sözlere ne oldu?
Nasıl bir kötülüğe bulaştınız da AK’lanmaya çalışıyorsunuz?
Sizin için gece gündüz çalışan insanların emeği ne olacak?
Millet size siyasi transfer piyasasında kendinize yeni bir adres bulun diye oy vermedi!
Oy emanettir! Emanetin de siyasi ve ahlaki sorumluluğu vardır! Siz emanete ihanet ettiniz!
İKİNCİ MASA: BELEDİYE BAŞKANI TRANSFERİ
(İkinci masaya dönerek)
Burada belediye başkanı transferi yazıyor.
Bir belediye başkanı düşünün. Seçimlerden önce meydan meydan dolaşıyor. Vatandaşa söz veriyor. Bir siyasi anlayışı savunuyor. Projelerini anlatıyor.
O adayın kazanması için insanlar haftalarca, aylarca çalışıyor.
Kimi afiş asıyor, broşür dağıtıyor, kapı kapı dolaşıyor.
Gençler, kadınlar, emekliler, gönüllüler büyük bir emek ortaya koyuyor.
Ve seçim kazanılıyor!
Aradan zaman geçiyor. Bir bakıyorsunuz, o belediye başkanı başka partiye geçerek dün karşı çıktığı siyasi anlayışın bugün temsilcisi oluyor.
Soruyoruz onlara:
Seçim meydanında verdiğiniz sözlere ne oldu?
Neden AK’lanmaya çalışıyorsunuz?
Sizin için çalışan binlerce insanın emeğini hangi siyasi gerekçeyle geride bırakıyorsunuz?
Rozetlerle, alkışlarla AK’lanamayacaksınız! Hepiniz hukuk önünde hesap vereceksiniz.
Unutmayın ki Adaletin terazisine parti rozeti konulamaz!
ÜÇÜNCÜ MASA: FON VE PARA TRANSFERİ
(Üçüncü masaya dönerek)
Değerli arkadaşlar;
Şimdi gelelim üçüncü masaya.
Burada fon (para) transferi yazıyor. Bu masada konuştuğumuz şey milletin alın teri, ülkenin ortak servetidir!
Sabahın erken saatlerinde dükkânını açan esnafın vergisi, Tarlasında çalışan çiftçinin emeğidir.
Fabrikada çalışan işçinin alın teri,
Memurun, emeklinin, asgari ücretlinin hakkıdır.
Bir tarafta evinin kirasını ödeyemeyen vatandaş, yıllarca çalışmasına rağmen bir ev sahibi olamayan milyonlar…
Diğer tarafta ise servetini giderek arttıran bir kesim var.
Kıymetli arkadaşlar:
Eşitsizlik kader, Yoksulluk yazgı değildir.
Bu düzen değişecek.
Kıymetli vatandaşlarımız;
SORUN SADECE TRANSFER DEĞİL, SİYASİ AHLAK MESELESİDİR!
Türkiye’nin ihtiyacı; milletin hayatını değiştirecek, adaleti güçlendirecek, emeği koruyacak, liyakati esas alacak bir siyaset anlayışıdır.
Değerli arkadaşlar;
TÜRKİYE’NİN ARTIK YENİ BİR SİYASET ANLAYIŞINA İHTİYACI VAR!
Seçmenin iradesinin önemsendiği, kamu kaynaklarının adil dağıtıldığı, hukukun herkese eşit uygulandığı bir Türkiye…
Buradan bütün siyasi partilere ve seçilmişlere sesleniyoruz:
Mert olun!
Seçim meydanlarında verdiğiniz sözlerin arkasında durun!
Size güvenen vatandaşların sorularından kaçmayın!
Kendinizi milletin hizmetkârı olarak görün!
Çünkü;
Milletvekilliği bir pazarlık konusu,
Belediye başkanlığı kişisel bir mülk
Kamu kaynakları hiçbir partinin özel sermayesi değildir!
Ve hepsinden önemlisi;
MİLLETİN İRADESİ HİÇBİR MASADA DEVREDİLECEK BİR MAL DEĞİLDİR!
TALEPLERİMİZ AÇIKTIR!
Birincisi:
Bir siyasi partinin listesinden seçilen milletvekili veya belediye başkanının parti değiştirmesi halinde o kişi yeniden seçmenin karşısına çıkmalı, seçim olmalıdır.
İkincisi: Yargı bağımsızlığı ve hukuk önünde eşitlik güvence altına alınmalıdır.
Hiçbir siyasetçi partisinden dolayı ayrıcalıklı konuma düşürülmemelidir.
Üçüncüsü: Kamu kaynaklarının dağıtımı tamamen şeffaf ve denetlenebilir olmalıdır.
Vatandaşın parası vatandaşın hizmetine harcanmalıdır.
Değerli basın mensupları, kıymetli vatandaşlarımız;
Sandık milletindir!İrade milletindir!Devletin kaynağı milletindir!Siyaset de millet için yapılmalıdır!
Bu kara düzen geçecek. Aydınlık ve güzel yarınları hep birlikte el ele gönül gönüle SAADET PARTİMİZİN çatısı altında yeniden kuracağız.



Yorumlar kapalı.