1. Haberler
  2. Siyaset
  3. TV karşısında şehit haberleri geçerken, hiç tanımadığım insanların ardından gözyaşı döken milyonlardan biriyim.

TV karşısında şehit haberleri geçerken, hiç tanımadığım insanların ardından gözyaşı döken milyonlardan biriyim.

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tabutuna sarılan annelerin, eşlerin, evlatların acısını kendi acım gibi hissettim. Onlarla birlikte ağladım, gözyaşı döktüm. Çünkü ateş yalnızca düştüğü yeri yakmadı; milyonlarca insanın yüreğinde de derin yaralar açtı.
Evet, o ateş şehit ailelerinin yüreğinde hiçbir zaman sönmedi. Bizlerin yüreğinde ise yıllar boyunca öfkeye ve nefrete dönüştü.

Bu nedenle açık ve net söylüyorum;

Her ne gerekçeyle olursa olsun PKK terör örgütüne katılmış, destek vermiş, şiddeti ve terörü savunmuş; terör örgütü liderlerinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket etmiş kişilerin, işledikleri suçlar ve ortaya çıkan ağır mağduriyetler yok sayılarak affedilmesini doğru bulmuyorum.

PKK bir terör örgütüdür.

Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı silaha sarılan, askerimize, polisimize ve vatandaşımıza yönelik şiddetin parçası olan herkes, yaptıklarının sorumluluğunu taşımalı ve cezasını çekmelidir.
Terörün hiçbir gerekçesi, hiçbir siyasi hedefi ve hiçbir söylemi masum insanların hayatından daha değerli değildir.

Bu mesele Kürt meselesi değildir.
Yıllardır Türk-Kürt ayrımı üzerinden toplumun birbirine düşman edilmesine çalışıldı. Oysa bu ülkenin insanları arasında asıl mesele hiçbir zaman Kürt olmak ya da Türk olmak olmadı. Bu topraklarda Kürtler de Türkler de aynı ülkenin vatandaşları, aynı toplumun ve ortak geleceğin parçalarıdır.
Kürt vatandaşlarımız bu Cumhuriyetin eşit yurttaşlarıdır. Bu ülkede Kürtler de Türkler de başbakan, milletvekili, doktor, mühendis, öğretmen, belediye başkanı ve daha birçok görevde bulunmuş, bulunmaya da devam etmektedir.
Dolayısıyla teröre karşı çıkmak Kürt halkına karşı çıkmak değildir.
PKK’ya karşı olmak Kürt’e karşı olmak değildir.
Teröriste terörist demek, bir halkı hedef almak değildir.
Tam tersine; Kürt vatandaşlarımızı terör örgütlerinin gölgesinden ayırmak, onları terörle özdeşleştirmemek ve bu ülkenin eşit yurttaşları olarak görmek zorundayız.
Bu nedenle PKK/KCK terör örgütünün ve terör faaliyetlerinin üzerinin siyasi gerekçelerle örtülmesine, suçların ve mağduriyetlerin yok sayılmasına, terörün aklanarak tasfiye edilmesine yönelik Çerçeve Yasa anlayışına karşıyım.

Barış elbette değerlidir. Bir ülkede silahların susması, insanların ölmemesi, annelerin evlat acısı yaşamaması herkesin ortak dileği olmalıdır. Ancak gerçek ve kalıcı bir barış; adaletin, hukukun ve milli değerlerin yok sayılması pahasına kurulamaz.
Şehitlerimizin hatırasını, geride bıraktıkları ailelerin acısını ve bu ülkenin ortak hafızasını siyasi hesapların konusu haline getirmemeliyiz.
Milli değerlerimizin, Cumhuriyetimizin ve toplumun ortak hassasiyetlerinin arkasında; siyasi ikbal, makam veya parti hesabı gözetmeden durmalıyız.
Çünkü bazı meseleler siyasetin üzerinde olmalıdır.
Şehitlerimizin hatırası da, milletimizin birliği de, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğü de bunların başında gelir.

Arzu Öktem.
Ortahisar belediye meclis üyesi.

TV karşısında şehit haberleri geçerken, hiç tanımadığım insanların ardından gözyaşı döken milyonlardan biriyim.
Giriş Yap

Haberim Hamsi | Trabzon Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!