AKIN GÜRLEK VAKASI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanımız tarafından Adalet Bakanı olarak atadı. Bunda hiçbir Anayasal ve yasal aykırılık yok.
Görevine başlamadan Anayasa gereği TBMM de yapması gereken yeminini yaparken CHP liler tarafından milletimizin kürsüsü olan TBMM kürsüsü alenen işgal edildi.
Amaç yeni Adalet Bakanı atanan Akın Gürlek’in Anayasa gereği meclis kürsüsünden yapması gereken yemini engellemek.
CHP lilerin yaptıkları bu işgal eylemi yasal veya Anayasal bir değeri var mı yok. Kaldı ki, yapılması gereken bu yemini engellemeleri mümkün mü bu da değil.
Peki CHP liler TBMM si kürsüsünü işgal etmelerinin gerçek nedeni nedir?
Bu çok açık
Mecliste kargaşa çıkarmak ve bu yolla türbinlere oynamak.
Muhalefeti bu yolla yapacaklarına kendileri iktidara geldiklerinde neyi nasıl yapacaklarını millete anlatmaya çalışsalar daha etkili olmaz mıydı?
Belli ki CHP iktidar olunca, sadece mevcut iktidarı devirip yerine geçmeyi amaçlıyor. Ne yapacaklarını kendileri de bilmiyorlar. Gelince görürsünüz der gibi bir halleri var.
Kimse iktidarın uygulamalarını muhalefetin savunmasını veya övmesini beklemez. Bu yönde kimsenin bir beklentisi yoktur.
Netice itibari ile olup biten her şeyi Türk halkı görüyor. Kimse yaptığı bir eylemi halkın gözünden gizlemiyor veya gizleyemiyor. Dolayısıyla bunun dikkate alınması hem iktidar hem de muhalefet için büyük önem taşımaktadır.
Meclis kürsüsü işgal edilerek iktidar milletvekillerini kavgaya tahrik etmenin nasıl bir sonuç doğuracağını ön göremeyen bir kimsenin meclis çatısı altında bulunabileceğini sanmıyorum.
Herkes eyleminin doğuracağı sonucu önceden pek ala bilmektedir.
Burada çıkan kavgada kimin dayak atıp kimin dayak yediğinden daha önemli olan kavganın çıkmasına neden olan etmendir. Mer’i yasallarımız da ağır
tahrikler sonucu işlenen suçları yargılanması esnasında sanığın lehine hafifletici neden olarak dikkate alındığını biliyoruz.
Biliyoruz ki otoriteyi kimse sevmez. İnsan psikolojisi alabildiğine özgür olmayı sever. Bu nedenle otorite kullanan insanlar herkes tarafından sevilmez. Bu otorite kullananların doğal kaderidir.
Ne var ki, otorite kullanmak toplumsal hayatın olmazsa olmaz bir mecburiyetidir.
Özgürlükler sınırlıdır. Özgürüm diyerek kimse kimseye zarar veremez.
Böyle bir durum doğarsa devlet orada devreye girmek zorundadır.
İktidar partisinin eleştirilecek pek çok uygulamaları yok mu elbette var. Muhalefetin bunlar üzerinden değerlendirmeler yaparak halka bilgi vermesi yapılması gerekendir.
Kendi içinde sağlıklı bir birliktelik sağlayamamış olan CHP iktidar olursa bu ülkeyi nasıl yöneteceğini hepimiz merak ediyoruz.
Mesela nihai kararları kim verecek? Yoksa bu gün olduğu gibi her kafadan bir ses mi gelecek?
Bu gün adalet mekanizmaları çok ağır işliyor. Yargıda büyük gecikmeler oluyor. Bu durum başka adaletsizlikler doğuruyor. Elbette eleştirilmesi gereken konular bu kadar az değil saymakla bitmeyecek her alanda sorun var.
Umalım ve bekleyelim ki, yeni bakanımız veya bakanlarımız kendi bakanlıklarındaki mevcut sorunlara ilişkin radikal kararlar alır ve bu sorunlardan etkilenen halkımız da rahat bir nefes alır.
16.02.2026 M.Sadullah SAĞLAM


