Reklam

Reklam
Reklam
Haberim Hamsi | Trabzon Haber

KARŞIYIM

 

Karşıyım kardeşim, karşıyım.

Kadınların tır şoförü, taksi şoförü, otomobil tamircisi ya da kasap olmalarına karşıyım.
Vücutlarını teşhir ederek yapılan sporlara; kadın futboluna, voleyboluna, halterine, basketboluna, güreşine, karateye, tekvandoya, boksa karşıyım.

Bu sporların kadınlar açısından Millileştirilmesine karşıyım . Bu sporların görsel olarak medyada gösterilmesine karşıyım.

Kadınlarımızın restoranlarda bulaşıkçı ya da garson olarak çalışmalarına, belediyelerde veya özel sektörde temizlik işçisi olarak çalıştırılmalarına karşıyım.

Kadınların manken olmalarına, güzellik yarışmalarına katılmalarına, sanat adı altında yapılan değerlerini hiçe sayan sanat anlayışına karşıyım.

Kadının bir meta gibi kullanılmasına; çocukların bile izlenmesinde sakınca görülen reklamlarda, araç ve turizm tanıtımlarında bir unsur olarak yer almasına karşıyım.

Denizin maviliği, doğanın yeşilliği, tarihi konakların güzelliği anlatılırken bunların kadın üzerinden pazarlanmasına karşıyım.

Filmlerde ve dizilerde şiddet uygulayan, “asan kesen” karakterler olarak kadınların sunulmasına karşıyım.

Evet, karşı olduklarım bunlarla sınırlı değil.

Ama bugün özellikle gündemde olan bir mesele var: kadınların tır şoförlüğüne özendirilmesi. Bunun, bizim aile yapımızı zayıflatan bir sürecin parçası olduğunu düşünüyorum.

Elbette kadın çalışacaktır.

Nitekim tarih boyunca çalışmıştır. Bu konuda en güzel örnekler de Hz. Hatice ve Hz. Aişe validelerimizdir.

Kadınlarımız, doktor, eczacı, öğretmen, iş kadını, yönetici, genel müdür, hemşire kısacası kendilerine yakışan onları onurlandıran, meslekleri yaparak hem ailelerine hem de topluma faydalı olmalarını kim istemez ki.

Ancak kadının çalışma hayatında da en temel ve öncelikli makamın annelik olduğunu unutmamak gerekir.

Anne, toplumun temelidir; örnek insandır.

Aile içinde kadın ve erkeğin farklı sorumlulukları vardır.

Kadının narin, nazik ve naif yapısı, onu bazı işlerden uzak tutmayı gerektirir diye düşünüyorum.

Bugün bunun tersine giden örneklerde ise hem fiziksel hem de ruhsal anlamda bir aşınma görüldüğüne inanıyorum.

Bu nedenle yetkililerin bu gidişata kayıtsız kalmaması gerekir.

Özellikle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu konuları ele almalı ve kadının toplumdaki esas yerini yeniden güçlendirecek adımlar atmalıdır.

Genç kızlarımız, kendi doğalarına uygun spor ve etkinliklere yönlendirilmelidir.

Aksi hâlde, evde annesi olduğu hâlde “Ben annemi istiyorum” diye ağlayan çocukların sayısı artacaktır.

Biliyorum bu görüşlerime birçok kişi katılmayacaktır. Ama ağırlıklı destek göreceğine inanıyorum.

Tehlike açık: Toplum olarak değerlerimizi kaybediyoruz.

Kurallara uyarak, geleceğimizi hep beraber daha güzel inşa edebiliriz.

YAZARIN SON YAZILARI
KARŞIYIM - 3 Mayıs 2026
Dert Derdi Unutturur - 14 Nisan 2026
EY “ORUÇ” TUT BENİ - 19 Şubat 2026
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Günebakış Trabzon Haber