Ne Yapacağını Bilmek, Neye Varacağını Kestirmek
Hayatta en büyük karmaşa, ne yapacağını bilmeden yola çıkanların yaşadığı savrulmadır. İnsanı yoran da, toplumu tüketen de çoğu zaman bu belirsizliktir. Çünkü hedefi olmayanın yolu da olmaz; pusulası olmayanın varacağı liman da…
Ne yapacağını bilmek, sadece bugünü planlamak değildir. Aynı zamanda yarını öngörebilmek, atılan adımın hangi sonuçları doğuracağını hesaba katabilmektir. Bugün söylediğimiz bir sözün, aldığımız bir kararın, sergilediğimiz bir tavrın yarın karşımıza nasıl çıkacağını kestiremiyorsak, orada ciddi bir akıl ve sorumluluk sorunu var demektir.
Birey için geçerli olan bu gerçek, kurumlar ve yöneticiler için çok daha hayati bir anlam taşır. Plansızlık, günü kurtarma anlayışı ve popülist adımlar; kısa vadede alkış toplasa da uzun vadede derin yaralar açar. Çünkü yapılan her iş, atılan her imza, söylenen her cümle bir zincirin halkasıdır. O zincirin nereye uzanacağını bilmeden hareket etmek, sadece bugünü değil geleceği de ipotek altına almaktır.
Toplumsal hayatta yaşadığımız birçok sorunun temelinde de bu yatıyor. Hesapsız kararlar, öngörüsüz uygulamalar, istişareden uzak yönetim anlayışı… Sonra dönüp “Nasıl oldu da buraya geldik?” diye sormak. Oysa cevap çok tanıdık: Ne yaptığımızı bilmeden yaptık, nereye varacağımızı düşünmeden yürüdük.
Oysa kadim bir söz vardır: “Sonunu düşünen kahraman olamaz.” Ancak bu söz, düşünmeden hareket etmeyi değil; korkuyla değil, bilinçle adım atmayı öğütler. Cesaret, plansızlık değildir. Aksine, cesaret; ne yaptığını bilerek, bedelini ve sonucunu göze alarak yürüyebilmektir.
Bugün birey olarak da toplum olarak da en çok ihtiyacımız olan şey budur: Akıl, feraset ve sorumluluk. Ne yapacağını bilenlerin, neye varacağını kestirebildiği bir anlayış… Ancak o zaman yolumuz netleşir, yükümüz hafifler, geleceğimiz sağlamlaşır.
Bu yüzden bugün hepimize düşen ortak sorumluluk şudur: Ne yaptığını bilenlerden olmak… Attığı adımın nereye varacağını hesap edebilenlerden olmak… Kısa vadeli kazançların değil, uzun vadeli doğruların peşinde yürümek… Umudumuz ve temennimiz odur ki; aklı rehber, vicdanı pusula edinen bir anlayışla, ne yapacağını bilen ve neye varacağını kestirebilenlerden olmayı diliyorum.


