YALNIZ KALMAK
Eskilerimizin çok güzel bir sözü vardır. “Yalnızlık Allah’a Mahsustur”
Şöyle bir düşündüğümüzde ne kadar da doğru bir söz olduğuna hak veriyoruz.
Nasıl ki insanların hayatlarını sürdürmelerinde eşe, dosta, akrabaya, arkadaşa, anneye babaya, kardeşe ihtiyacı varsa, devletlerin de varlıklarını sürdürebilmeleri için kardeş devletlere veya ilişkilerini iyi yönde sürdürdüğü devletlere ihtiyacı vardır.
Son zamanlarda dünya üzerinde yaşanan akıl almaz olaylara İran’daki iç çatışmalar da eklendi.
Aslında İran için er geç böyle bir iç kargaşalık bekleniyordu.
2022 yılında Mesha Emini adlı genç kızın başını açmasından dolayı başlayan ve sonradan İran devleti tarafından bastırılan olaylar aslında sadece baş açılmasından dolayı değildi.
Böyle olmadığını o zamanki köşe yazımda da belirtmiştim.
2022 yılında İran’a bir İş İnsanı kardeşimize danışman olarak, yapmış olduğum üç günlük ziyarette (Tebriz) görüşmüş olduğum kişilerin hepsi de İran’ın ABD’nin ajanlarıyla dolu olduğunu ve devamlı ülke insanını kışkırttıklarını söylüyorlardı.
Bunun yanında İran da çok kötü bir yönetimin olduğunu ürettikleri malları satamadıklarını ihracatın hiç olmadığını olanın da kaçak yollardan olduğunu bu durumunda ülkenin ekonomisini aşırı derecede etkilediğini söylemişlerdi.
Daha doğrusu İran Halkı Molla yönetiminden hiç memnun değildi. Hükümetin aleyhinde bir şey yazdığınızda farklı şekillerde susturuluyorsunuz. Bir daha da yazmaya cesaret edemiyorsunuz.
Ülke insanının tamamı Türkiye hayranı. Herkes bir şekilde Türkiye’ye kalıcı olarak gelmek istiyor.
Maden ve Petrol zengini bir ülke ama halkı sefalet içerisinde. Sokaklarda yollarda tek tip araba var başka model bir araç görmeniz mümkün değil.
İnsanların kıyafetleri hep aynı. Kalitesiz ve modelsiz, internet kullanamıyorsunuz, Televizyonda her kanalı izleyemiyorsunuz.
Bunları yapabilmeniz için kanun dışı yolları izlemeniz gerekir.
İşte içeride böylesine yalnız kalan İran dış işlerinde de farklı değil. Hiçbir komşusu ile iyi ilişkileri yok. İran’ın komşuları
Irak (1.599 km), Türkmenistan (1.148 km), Pakistan (959 km), Afganistan (921 km), Azerbaycan (689 km), Türkiye (534 km), Ermenistan (44 km), Hazar Denizi (770 km), kıyı şeridi 2.440 km.
Bunların arasında zaman zaman kopmalar da olsa Türkiye’nin sağduyulu hareketiyle iyi sayılabilecek ilişkiler içerisinde bulunuyor.
Sözü fazla uzatmaya gerek yok İran en kısa zamanda Demokrasiye geçmelidir.
Halkının çoğunluğu Türk olan bu ülke bizleri de yakından ilgilendirmekte, orada olacak olumsuz bir durumun bizlere yansıyacağı aşikardır.
Petrolün yanında Kan’a da doymayan ABD deniz aşırı bir yerden buraya müdahale etme hakkı olduğunu savunuyor.
Derdi İran halkı değil derdi Venezüella’daki gibi Petrol.
Buna müsaade edilmemeli.
İranlı yöneticiler bunun farkında olmalıdırlar. Bunu demokrasiye geçerek engelleyebilirler.
Halkı kırmanın bir anlamı yok. Din, dil, ırk, mezhep ayrılıkçılıklarını bitirmeli. Her vatandaşa aynı gözle bakmalıdır.
İran Demokrasiye geçişte Türkiye’nin tavsiyelerinden ve tecrübesinden faydalanmalıdır. İran kabul etse de etmese de Türkiye Lider Ülke konumundadır.
Yoksa kendi halkının küsmüş olduğu, dış dünyada bir dostunun olmadığı yalnız bir İran’ı zor günler bekler. Vesselam


